1 Ekim 2013 Salı

Fırın Kokusu Üzerinde Üç Kitap (Behçet Yani)




FIRIN KOKUSU ÜZERİNDE ÜÇ KİTAP

       Okulların eğitim öğretime başladığı bu günlerde üç tane ayrı yazarımızdan daha fırın kokusu üzerinde üç ayrı türde üç kitap masamda duruyor. Üç yazarımızın da Batmanlı olması ya da Batman’da yaşıyor olması onları okuma önceliği hakkına sahip kıldı. Üçü de aynı zamanda şehrimizin değişik okullarında öğretmenlik yaparak hayatlarını idame ettiriyorlar.

       Şiir Madalyonunun Gizemi ile başlayalım. Polat Onat imzasını taşımaktadır. Onat ismi aşina olduğumuz bir şairimiz. Üç tane şiir kitabı olan şairimizin dördüncü kitabı şair olmayı yüreğine yazmış Dias’ın yaşadığı maceraları anlatan bir serüven.

       Zeletibya diye bir hayal ülkesinde Dias adındaki çocuk karakteri üzerinden giriş kısmında biraz da Polyannacılık kurgusuyla karışık mutluluk odaklı şiirin masalını anlatmış. Şiirin müşterisinin olmadığı bu mutluluk ülkesi Zeletibya’da şiirle, okula giderken yerde bulduğu kâğıtta tanışır ve bu kâğıt parçası onu şiir dünyasının derin tonlardaki huzmelerine götürür.

       Dias’ın şair olma serüveni ve günümüz şiirinin içinde bulunduğu okunma durumunu masal yoluyla başarılı bir şekilde anlatmış. Kitap görsel ve anlatım tekniği bakımından klasikleri aratmayan bir kitap. Nesil Çocuk Yayınları arasından çıkan bu güzide eser bütün çocuklarımıza rahatlıkla okutabileceğimiz bir eser.

       Fakat Zeletibya denilen ülkede dört mevsimden sadece baharı, gecenin olmadığı sadece gündüzün yaşandığı bir dünya kurgulamış. Masalın sayfalarını çevirdikçe yazarımızın gözden kaçırdığı Dias’ın havanın kararmasıyla bulunduğu ormanın geceleri tehlikeli olduğu ve çok soğuk olduğu yani hem kışın alametlerinden hem de geceden söz edilmektedir. Söz konusu olan aynı ülke her ne kadar ana karakter Dias yer değiştirmişse de farklı bir ülke mevzubahis olmadığından bir çelişki olarak göze çarpıyor. Bir de Dias’ın yazdığı “Merhaba” adlı ilk şiir altında Talop Tano imzası da kitap adına göze çarpan diğer bir eksiklik.  Onat ve editörü nasıl gözden kaçırdılar bilmem fakat önemli eksikliklerdir böylesi güzel bir kitap adına. Yine de önemle belirtmeliyim ki çocuklar için listemizin başına alabileceğimiz bir eser.

       Diğer eserimiz Zambak Yayınları’ndan Akraba Bahçesi serisi arasından Evimizin Direği: Baba. Recep Şükrü Güngör imzasına sahip. Güngör, günümüz öykü yazarları arasında önemli bir yer edinmiş durumda. İmzasını taşıyan kitap sayısını tam hatırlamamakla birlikte rahatlıkla iki elin parmağını geçmektedir. Öykü başta olmak üzere son zamanlarda çocuk edebiyatında da önemli eserlere imza attı.

       Anne ile ilgili çok şeyler yazılıp çizilir. Herkesin bir kelamı vardır elbet yüreğinde köpürerek dilinden coşkuyla akan ama baba olunca işler sanıldığı gibi kolay değildir. Baba için konuşmak hele yazmak öyle kolay mı? Çünkü babanın hükmü yazarın diline kadar aksetmiş durumdadır. Dil kekeme olur kelimeler kekre…

       Güngör’ün kitaplarını okuyanlar bu kitapta da tam bir Güngör klasiği okuyacaklar. Bu kitabı okurken güzel bir bahçeye gireceğimin farkındaydım. Akrabalık Bahçesi. Geniş aile arasındaki dayanışma, sevgi, dostluk ve yoldaşlık ön planda tutulmuş. Bizi biz eden değerler dünyasına hoş bir yolculukla beraber. Ama okuma esnasında yayın evinin yazara sipariş verdiği bir kitap duygusu oluştu bende. Onun için olacak ki coşku adına gerekli ivmeyi göremedim. Kitapta duygu yoğunluğunun düşük olduğu kanaatine vardım. Ben Evimizin Direği’ni okumadan önce daha farklı bekliyordum. Ama kitabı bitirince o alandaki açığı tam olarak gidermediğini gördüm. Zaten babanın edebiyatta eksikliği fazlasıyla hissediliyor. Herhalde bu böyle devam edecek. Başucu kitaplarımız arasına girmese de bu temadaki eksiklikle beraber önemini vurgulamak isterim.

       Son eserimiz Aşka Kurban Gitmek, Sokak Kitapları arasından basılmış bir şiir kitabı. İlyas Ekin’in ilk eseri.

       Şairler nevi şahsına münhasır kişilerdir. Ekin, kendi izleğinden hüzün, aşk, sevgi, gurur, ikaz temaları ile birlikte yer yer mazlumların içinde bulunduğu durumu ele almış bir şair. Şiir severlerin hissiyatına tercüman olur diye düşünüyorum.

       Kitap hakkında söylenenler, önsöz, takdim, teşekkür ve ünlülerden alıntılar kitaba gereksiz bir hacim kazandırmış. Ayrıca kitabın editöryal kısmı eleştirilebilecek noktalar. Bu kısımlara dikkat edilseydi güzel ince bir şiir kitabıyla şiir serüvenine başlamış olurdu. İlk olması hasebiyle bu tür eksik ve aksaklıkları doğal karşılamak daha doğru olur belki.

     Behçet Yani / 24 Eylül 2013
     Batman Yön Gazetesi


Behçet Yani

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder