21 Ocak 2015 Çarşamba

İmzalı Kitaplar Müzesi: Bloğunda Bin Adet İmzalı Kitap Var (Batman Çağdaş Gazetesi)

 
Bloğunda Bin Adet İmzalı Kitap Var  

Batman’da yaklaşık 10 yıldır farklı okullarda çalışan
eğitimci Polat Onat, oluşturduğu imzalikitap.blogspot.com
sitesinde imzalı bin kitabı arşivledi.
 

ARİF ARSLAN’IN KİTABI DA BLOGTA

Aslen İstanbullu eğitimci-şair Polat Onat, üç yıl önce oluşturduğu İmzalı Kitaplar Müzesi sitesinde bin civarında kitabı arşivledi.
 
1930 Yıllardan bu yana başka isimler adına dahil, imzalı kitapları arşivlediğini belirten eğitimci-şair Onat:
“Kitaplara ayrı bir sevdam var. Üç yıl önce oluşturduğum blogda sahaflar ve müzayedelerden elde ettiğim kitaplar ile, adıma imzalı iki yüz kitapla birlikte, yaklaşık bin civarında kitabı arşivledim. 1930'lu yıllara ait bazı kitaplar da sitede mevcut. En son adıma imzalanan oldukça orjinal bir eser olan, Arif Arslan’ın yazdığı Yüz Yüze Batman kitabını da bloguma ekledim.”
diye konuştu. 
 
                  14 Ocak 2015

16 Ocak 2015 Cuma

İntihar Etmiş Bir Taşra Berberi (Sivas İrade Gazetesi / İlkay Coşkun)

 
 
İntihar Etmiş Bir Taşra Berberi
 
            Polat Onat, imzalı kitap bulmak ümidiyle uğradığı sahafta, Âdem Yoksun adında bir berbere ait olan farklı içerikli bir şiir dosyasına rastlamış ve ilgisini çeken o dosyayı kitaplaştırmak için yayınevine göndermiştir.
 
             Berberin intihar etmeden önce hazırladığı şiir dosyasının başında, önsöz olarak yazdığı yazıda ilginç bir roman olarak da okunabilecek bir manifestoya imza attığı fark edilir. Âdem Yoksun 1972 Nevşehir Kozaklı, Yunak Kasabası doğumlu, 2010 yılında bilinmeyen bir nedenle intihar ettiği iddia edilen bir taşra berberidir. Eser, öğretmen Polat Onat’ın üçüncü kitabı olarak kitaplıklarda yerini almıştır.
 
             “İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü”nün başında yer alan “Kendimi şiirin o dipsiz uçurumunda yapayalnız hissettiğimi belirtmek isterim.” cümlesi ilk anda, Âdem Yoksun adlı şairin içinde bulunduğu ruh halinin bir özeti niteliğinde adeta.
 
“Politik şiirin denklemini, dağarcığındaki kof imgelerle kurtarabileceğini sanan zavallılara söyleyecek sözüm yok.”
 
 “Bırakın bazıları kumda oynamaya devam etsinler.” gibi tespitlerinde ise şairin bu konudaki bakış açısını görmekteyiz.
 
“Yenilmek. Şiirin o zümrüt damarının ince kıpırtısı.” tabiri ile derinliği, yoğunlaşmayı ve bütünselliği çok güzel betimlemiş.
 
 “Mamafih dolaşımda olan şiirlere şöyle açıp bir bakın. Kandırılmış ufkun yoğun karartısını yeterince idealize etmekten uzak olacaksınız.” İfadesindeki derinlik etkileyici.
 
“Biz şairler, en büyük düşmanımızın okurlarımız olduğunu hep söylemez miyiz zaten.” cümlesi, okurluğun aforizmik boyutunu imliyor.
 
 “Bazı şiirlerimde var ki, onları kesinlikle kimseye okutmaya niyetim yok, kendime bile. Çünkü günümüz beşeriyetinin hassasiyet ve algı motivasyonu buna hazır değil, yeterli olgunluğa ulaşması ise yaklaşık bir asrı bulur diye tahmin ediyorum.” ifadesi oldukça iddialı bir söylem.
 
“ ‘Kalan’ şiirimi tam sekiz tane farklı dergiye, ayrı ayrı ikişer ay arayla gönderdiğim halde hiçbir dergiden yanıt alamadım.” diyor şair. Âdem Yoksun Bey’in dergilerden yanıt alamama sıkıntısı, dergi editörlerin şiire ve şaire karşı ilgisiz tutumları, hep gündemde olan mevzular. Ayrıca 'Kalan' şiirindeki ses ve şiir kurgusu çok güzel bence.
 
Bunun gibi daha birçok bölüm dikkatimi çekti berberin bu ilginç şiir dosyasında.
 
            Kitabın, Önsöz bölümünü okurken on sayfanın sonrasında okuma akıcılığı doludizgin artıyor. Bölüm bölüm anılar, şiir ve şair hakkında yapılan tespitler, şairin serzenişleri, hayalleri, keyifle okutuyor kitabı.
 
Kitabın arka kapağında şu ifadeler kaleme alınmış:
-“Bu kitap acaba ne? Monolog tarzı tuhaf bir oyunsal uzun hikâye mi? İronik bir postmodern kısa roman mı? Mükemmel imgelerin billurlaştığı bir şiir dosyası mı? Manifestovari bir poetik metin çalışması mı? Dramatik bir intihar mektubu mu? Spesifik bir novella denemesi mi? Ben, bunların hepsi de doğru, demeyi tercih ederim. Ama son kararı her zaman olduğu gibi yine siz vereceksiniz. Evet siz. Âdem Yoksun”-
 
            Ufakta bir eleştirim olacak kitapla ilgili; “Önsöz” kısmı 115 sayfadan oluşmakta ve hiç paragraf kullanılmamış. Bu tercihin, okuru sıkarak yorabileceğini düşünüyorum. Ara ara kitap sayfalarında boşluklar bırakılabilirdi.
 
            'İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü' adlı yapıtı eşimle birlikte okudum. Doğrusu şöyle bir düşünce belirdi bizde; Acaba Polat Onat’ın kitabın ‘Önsöz’ kısmına müdahalesi oldu mu? Daha açık bir ifadeyle, eser tamamen Polat Onat’ın kurguladığı bir kitap mı diye de çok düşündük. Okuru bu şekilde düşünmeye sevk etmek, yazarımızın hedeflediği bir durumdu belki de. Bilemiyoruz. Âdem Yoksun hayali bir karakter olabilir diye de düşünüyoruz.
 
            Eğer berber Merhum Âdem Yoksun hayali bir karakter değilse sakladığı diğer şiirlerine ve şiirlerinin yayınladığı arşivdeki yerel gazetelere ulaşılabilir diye düşünüyorum. İlgisini çekenler için bir dip not.
 
Yazımı kitaptan bir şiirle sonlandırmak istiyorum:
 
 
YANGIN
 
ağaçlar fidana
fidanlar ormanı
ormanlar tarlaya
dönmeli yurdumda,
yangın izmaritten kaynaklanırsa
hiç mi vicdan taşımaz tiryaki
dejenere yetişti burjuva veletler
şımarıklık almış başını yürümüş
kundakçı çıkarmadı yangını
çakar çakmaz çakan çakmak
 
ADEM YOKSUN 
 
 * "İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü"
Komşu Yayınlar, Kasım 2012

                                          İLKAY COŞKUN
                    13 Ocak 2015 / Sivas

                               www.sivasirade.com

                                gazeteyazisi.blogspot.com

11 Ocak 2015 Pazar

İstanbul İstiklal Caddesinde Koyundan Korkup Kaçan Köpek (Video)

 
 
 
İstanbul İstiklal Caddesinde gezen kınalı koyun,
yanına yaklaşan iri köpeği korkutup kaçırıyor.

1 Ocak 2015 Perşembe

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Son Sözleri

 

Pankreas kanserinden gitti Bedri Rahmi. Hastalığı bildirilmedi kendisine. Daha mı iyi oldu acaba? Ama benimkinin gizlenebilecek yanı yok. Son kez Cerrahpaşa'ya dolaşmaya gittiğimizde, tam da "Kalanlara selam olsun" dediği ana rastlamıştık. Mehmet'le ikimiz kapattık gözlerini.

Hatun Birsen Başaran
Canevimde Mor Isırgan, Sayfa: 34