24 Nisan 2018 Salı

20 Nisan 2018 Cuma

Nuri Bilge Ceylan'ın Yeni Filmi "Ahlat Ağacı"nda Polat Onat'tan Yapılan Alıntı




NURİ BİLGE CEYLAN'IN YENİ FİLMİ

"AHLAT AĞACI"NDA

POLAT ONAT'TAN YAPILAN ALINTI

            Dün akşam, önce Ömer Taş, daha sonra Yunus Arslan adlı arkadaşlarım bana mesaj attılar. Usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın, Cannes Film Festivalinde yarışacak yeni filmi "Ahlat Ağacı"nın resmi internet sayfasından aldıkları ekran görüntüsü fotoğraflarını gönderdiler. Tüm sinemaseverler tarafından merakla beklenen Ahlat Ağacı filminde, alıntı yapılan edebi kaynakların yazarları arasında "Polat Onat" adının geçtiğini belirtip tebrik ettiler.

            Twitter'a girip #AhlatAğacı etiketiyle yapılan paylaşımlarda da birçok benzer haber gördüm. En sevdiğim yönetmenlerden olan Nuri Bilge Ceylan gibi uluslararası bir sanatçının, benim kitabımı okuyup, son filminde alıntı yapması beni sevindirdi.


            Film, kitabını yayınlatmaya çalışan genç bir kasaba edebiyatçısının babasıyla çatışmasını anlatıyormuş. Büyük ihtimalle, benim "İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü" adlı romanımdan alıntı yapılmıştır diye tahmin ediyorum.

            Tüm dünyada milyonlarca insanın dikkat ve heyecanla izleyeceği böyle önemli bir filmde, benden yapılacak bir alıntının kullanılması heyecan verici doğrusu. İşte edebiyatın ve kalemin büyük gücünü kanıtlayan bir olay: Sen Batman'da evinde otur, odana kapan, kitabını yaz... Sonra Nuri Bilge Ceylan gibi bir sinema dehasının yeni filminde alıntı yapması sayesinde, senin cümleni bütün dünya duysun.


18 Nisan 2018 Çarşamba

Eğlence ve Heyecan Dolu Bir Polisiye Roman: Ölümsüz Cümleler / Çiğdem Doğan



EĞLENCE VE HEYECAN DOLU BİR POLİSİYE ROMAN:
ÖLÜMSÜZ CÜMLELER

            Sayın Polat Onat'ın "Kurtalan Ekspresinde Tuhaf Bir Yolculuk" isimli kitabından sonra okuduğum ikinci kitabıydı "Ölümsüz Cümleler". Birkaç tane yazarın kitapları haricinde aslında bu zamana kadar çok fazla polisiye okumadım. Hatta en son okumuş olduğum seri şekildeki polisiye tarzı kitabı çok beğenmiş uzun bir süre de etkisinde kalmıştım. Polat Onat'ın bu kitabını da okumaya başlamadan önce tereddüt ettim bir an aynı keyfi alabilecek miyim diye. " Alabildim mi peki?" sorouna "Fazlasıyla." diye cevap vererek yorumumu buraya bırakıyorum:

            Romanın işleniş tarzı ve olay örgüsü bir hayli değişik geldi bana. Bu da okurken insanda merak ve kafalarda bolca soru işareti bıraktırıyor. Bir şehirde arka arkaya işlenen seri cinayetler ve bu cinayetlerin ortak noktası ise hepsinin de eğitimci olması. Bu gizemli cinayetleri çözmek için görevli dedektif ve polis memuru. Ama işleri sanıldığı kadar kolay değil.

            Kitabı okurken daha doğrusu işlenen cinayetler hakkında varsayımlarda bulunurken kendi içsesimle öyle şeyler ortaya attım ki kitabı okuyup bitirdikten sonra kendime kocaman bir aferin verdim. Öyle kişileri katil yaptım ki hatta üniversitenin temizlik işlerinden sorumlu kişiden tutun da öldürülen öğretim görevlisinin oğluna kadar... Peki katil kim mi? Hiç olmayacak biri ve öldürme nedenini de düşündüğüm de azıcık da olsa haklı mı ne diye düşünmedim değil hani!

            Kitabın en farklı yanı ise kitaptaki karakterlerin hiçbirinin isminin verilmemiş olması. Roman boyunca onları Dedektif ,Polis Memuru, Garson Kız , Veteriner Hekim şeklinde meslekleriyle isimlendiriyor ve kişilerin dış görünüşleri ile ilgili tanımlama yapılırken de sanat dünyasındaki popüler kişiler örnek gösteriliyor. Kitabı okurken kim neye benziyor diye sık sık Google'dan yardım aldığım doğrudur. Çünkü Bu konuda epey cahil kaldığımın farkına vardım! Ayrıca katilin kitap aralarında kendi dünyasını yansıttığı şiirleri de bir hayli ilginç geldi bana.

            Ve son söz olarak: Hem eğlence dolu hem de polisiye türünde bir kitap okumak isterseniz bu kitabı sakın kaçırmayın diyerek, sayın Onat'ın kalemine sağlık diyorum.

                        Çiğdem Doğan