Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2026 Perşembe

2026'da Okuduğum Batmanlı 15 Yazarın İlginç Kitapları (Video)


2026'da Okuduğum 
Batmanlı 15 Yazarın 
İlginç Kitapları

1. Karanlık Gece - Sarin / Mehmet Selim Yiğit

2. Odin - Beşin Yemini / Özgür Yüce

3. Saklı Tarih - I. Cilt / Ferhade Fayiqe Sileman

4. Kader Çığlıkları / Yasemin Dinç

5. İki Prens / Zeki Sevim

6. Yıldızın Son Işığı / Hüseyin Işık

7. Karmaşık Düşünceler / Mahmut Ekinci

8. Hülasa / Kamuran Demir

9. Duhan - Kara Kubbe / Hüseyin Garça

10. Sessizliğin Şarkısı / İkram Güneş

11. Seçme Metinler / Behçet Darğın

12. Üç Heceli Gece / Nejdet Şeker

13. Dorika Aşiretinin Doğuşu / Nuri Aydemir

14. Aşka Son Bilet / Elif Dinç

15. Kötü Çocuklar / Rıfat Demir
 

13 Şubat 2026 Cuma

Aytekin Önçeken Şiirleri ve Özgeçmişi

 


Aytekin Önçeken


Aytekin Önçeken -1





Aytekin Önçeken -2


Aytekin Önçeken -3


Aytekin Önçeken -4


Aytekin Önçeken -5



AYTEKİN ÖNÇEKEN

8 Aralık 1962 tarihinde doğdu. Artvin Gazi İlkokulunu ve Artvin 50. Yıl Ortaokulunu bitirdi. 1980 yılında Samsun Veteriner Sağlık Meslek Lisesinden mezun oldu.

Tarım Bakanlığına bağlı olarak Manisa Et Balık Kurumunda ve Diyarbakır Et Balık Kurumunda çalıştı.

Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. TODAİ’de Eğitim Yönetimi alanında master yaptı.

Ankara’daki birçok okulda eğitimci olarak görev yaptı.

1993’te Serpil Hanım’la evlendi. İsmail Bilge ve İlke Naz adlı iki çocuğu oldu.

Dil ve Anlatım, Türkçe, Edebiyat konularını ele alan birçok ders ve test kitabı hazırladı.

Edebiyat dergilerinde ve seçkilerde şiirleri yayınlandı.

22 Haziran 2025’te vefat etti.

 

 


 

ŞAİRLİĞİM HAKKINDA

 

Şairliğim doğuştandır diyemem sevgilim;

Sonradan işledi kanıma.

Akılsız değilim, kör değilim;

Daha çocukken gördüm, öğrendim her bir oyunu.

Çektim bunca acı, bunca ayrılık;

Parçalandı etim, kanadı ellerim,

Dile geldi dilim, dedi:

“Şimdi konuşmak zamanıdır, haydi durma”

Ve başladım böylece dökmeye içimi;

Tutsaklığına karşı halkımın

Öfkeli haykırışlar yarattım,

Süslendi savaş ortasında edebiyatım.

Bir dolu özgürlük şarkısına

Yeni dizeler kattım.

 

                                   5 Ağustos 1985

 

 

 

SÖZÜN DIŞLANDIĞI YERDE

 

Her noktanın önü kanayan bir ırmak,

Bütün virgüller çağdışı şimdi.

Yürümek adı tarihe karıştı,

Çılgınca koşuyor herkes;

Yüzlerde olmadık maske,

Gizlenemeyen telaş…

Adım başı bir ünleme takılıyorum.

 

Sözün dışlandığı yerde

Bütün sular birbirine karışıyor.

Hangi ufkun çalsam kapısını,

Dili dönmeyen çocuklar çıkıyor karşıma;

Büyükler akvaryumda balık sanki!

 

Unutsam gençliğimi;

Çocukluğuma sığınsam, ne fayda!

 

Çocuklar özgürdür ağlamakta;

Bunca acıyı, bütün kirli şeyleri

Şarap gibi içsek de her gün,

Ağlamak yasak!

 

Ağlamak yasak, kalbim!

Ağlamak bir garip tuzak, intihara açılan kapı.

Sen ki o derin kuyuya düştün Mayakovski,

Çıkan ses hani!

 

Şuraya bir gonca gül koysam,

Uzanıp alabilir misiniz siz bezginler?

Tadabilir misiniz bir daha,

Dal üstünde kuş üzümünü?

 

Her taş sırtını bir dağa yaslarmış;

Sen neye dayansan yıkılıyorsun.

Bütün soruların sorgucu olmak;

Ne güç şey, kalbim!

Yıkayıp bütün kirlileri,

Güneşe asmak en iyisi.

 

Sevgiyi kartpostallarda arama gençliğim;

Terk edilmiş bu durakta bekleme artık!

 

                                   1990 / Yaba Dergisi

 

 

 

 

KORKULARIN KAR FIRTINASI

 

Sakın vurmasın kimse

Yıldız uzaklığına vardıkları yeri

Gülümsemeleri takılı kaldı bak

Esiyor işte

Donmuş yüzlerinde kar fırtınası

 

Bulmuşken tam demini

Evlerinde şenlik

Yarıda kesilemezdi

Son seferinde işin

Giderken süper adım

Çıldırttı onları

Balçığa saplanmak.

 

Onlar ki

Donmuş sularında balıkken

Gırtlağımızda oltaydı elleri

Kimsesiz bir çocuk düşü gibi korku

Sindi içlerine şimdi

 

Bunamış gözlerine bakarak

Bu yaşlı erklerin

Sakın vurmasın kimse

Yıldız uzaklığına vardıkları yeri

Gülümsemeleri takılı kaldı bak

Esiyor işte

Donmuş yüzlerinde

Korkuların kar fırtınası

 

Neylesin yürekleri çıngıraklı yılan

Çorak bozkırların kâhinleri

Neylesin aman neylesin

Henüz bulunmamış ölümlerin çaresi

 

Çiçekler ele vermedi kendini

 

                                   1990 / Edebiyatta Seçki Dergisi


30 Ocak 2026 Cuma

POLAT ONAT VE HAYAT İLE HESAPLAŞMA SEANSLARI / HİLMİ HAŞAL / Eliz Edebiyat Dergisi


 

POLAT ONAT VE HAYAT İLE HESAPLAŞMA SEANSLARI

 

Hayat ile sanat, baş başa, iç içe var olur. Başta şiir, sanat için yaşantıyı ‘dert küpü’ bilmek, benimseyip gerilimine, sarsıntısına katlanmak, kaçınılmaz bir durum. Kuram, teori (önerme) ise yapıt pratik (eyleme) ürünüdür, kanıksandığı üzere... Şiirin ‘ne’liği bağlamında düşünmek, öncelikle kendi yaratımını (üretimini) yorumlayıp sorgulamak, şairin ‘girdap’ sorunudur. Şiire, yazmaya tutulmuş kişilerin ortak özelliği midir bilinmez ama Türk şiirinde ve Dünya şiirinde sıkça görülür, girdap, karmaşa, gerilim izleği… Gerçekliği, ortam atmosferinde debelenme sonucunu gün yüzüne çıkarmış eser/ yapıt sayısı az değildir o nedenle. Herhalde evrensel izlek-imge kaynağıdır, yaşantı yazısı, yazgısı! Debelenmenin, didinmenin, sözcüklerle ve çağrışımlarıyla yoğrulmanın (yorulmanın), yazana bıraktığı tortu, yani şiir, öykü, deneme, roman, yaratıcı bireyin kavuştuğu ödüldür. Ödülüne kavuşmuş, çağdaşımız, şair-yazar Polat Onat’ın şiirle, öyküyle, romanla yani topyekûn yazıyla ‘tutuştuğu’ varoluş çabası, inadı ve direnci, böylesi düşüncelere sevk eder okuyanı. Emeği ve eserleri yaşadığı yılların hasat hazinesidir, dense yanlış olmaz; niteliği ve niceliğiyle kayda değer. Bütün şiirlerini içeren Şiiri Bırakma Seansları (2. Baskı, Mergen Yayınları, İstanbul 2024) şairin tüm şiir yolunu ve yolculuğunu göstermektedir okuyana…

 

Teknolojinin hayatımıza soktuğu internet ağı, şimdilerde “Yapay Zekâ” denen veri ‘sihirbazını’ da kullanıma sundu. Sanat, edebiyat için de hızlı ‘erişim’ olanağı önem kazandı. Veriye, yapıta, metne ulaşım, paylaşım aracı olarak bilgisayar devreleri, kesintisiz gündemde... Sözcüklerin kök, ek, kip halini sayısal değere/ koda dönüştürürken, sözün, sesin, ritmin estetik (tat) halini de etiketleyip etkilemekte. Polat Onat’ın “Sanal” başlıklı şiiri, ‘elizi’ ve klavye biçimiyle eliz edebiyat’ın 189. sayısındadır. Okunduğunda, sosyal medya ile şiirin, sanatın, bireyin siber kafese alındığını özetlediği anlaşılır: “beğenmemek mümkün mü sanal mavi gökyüzünü” benzeri dizeleriyle toplumsal durum ağlarını imge kılmış… Çağının tanığı ve kurbanı insan evladı anlatılmalı diye!

 

Teknoloji, dijital Evren ve siber Dünya, “şiir”in başta olmak üzere, eserin ‘niteliğini’, ‘niceliğini’ ve popülerliğini (ününü) belirleyecek gibi! Şiir nedir, hangi sözcüğün nasıl imge-dize-kıta sayılacağını da gündemde tutacak daha uzunca bir süre… Bu saptama bizim şiirimiz, sanatımız olduğu kadar diğer dillerin şiirini, sanatını da sorgulatır. O bağlamda Polat Onat’ın yazınsal bilince yaslanan üretimi kayda değer. Şair haklı; şiir sanatı, söz-ses-ritim ögeleriyle özel söyleyiş biçemi kurabilmişse ereğine ulaşır: Okurunu bulur! Bu gerçek yadsınamaz! Durumu kavrayan Polat Onat, Şiiri Bırakma Seansları kitabıyla tavrını belirlemiş. Şair-yazar, 20 yaşından 40 yaşına kadar yazan, yayımlayan verimli bir kalem olduğunu kanıtlamasına rağmen şiir yayımlamayı durdurmuş. Yayımlamayı durdurmanın, “Türk Şiiri için herhangi bir kayıp oluşturmadığını (...)” iğneleyici, ironi yüklü bir beyanla kayda geçirmiş. İlginç hesaplaşma!

 

Polat Onat, son şiir kitabının 2. basımına eklediği 12 şiirle birlikte, tüm şiirlerini (adlarını) alfabetik sıraya göre dizip düzenlemiş, Şiiri Bırakma Seansları’nda... 2019’dan 2024’e kadar ara verdiği şiirden temelli kopamadığını gösteren yeni şiirler dolayısıyla okuru beklentiye sokmuştur. “Sığmayan” şiirinin; “acemi ve ihtiyar bir şair müsveddesinden / sığmıyor yalnızlık yazdığım hiçbir kâğıda” (s.189) dizeleri, özeleştiriyi de barındıran ‘şiirden vazgeçilmezlik’ işaretidir ki arayışa dönüşü, okurun haklı onayını alacaktır.

 

İkna edicidir çağrışımla var edilen duyu-düşün pratiği; karanlık zamanlara tanıklıktan doğar. Orada şiir aydınlık olamaz! Kapkaranlık uzam, renkli, canlı, capcanlı (caf-caflı) imgelerle bezenip anlatılamaz. Polat Onat, dünyevi koşulları ve insanını gözlemlemiş. Her yönüyle karmaşık, kan ve ölüm saçan döneme apaydınlık yaşayış biçimi çizilemeyeceğini vurgulamaktadır. Soruların insan hayatına dokunduğu, çabası, dileği, duası, “senkronize” biçimde hayatla olgunlaşıp esere maya edildiği aşikâr. Yani, durum bünyeye zerk edilip evirildiği biçimiyle kayda alınmış; “hep şair kadar acemi hazırlandım ölüme” (s.243) diyecek denli “Yol”a adanmıştır. Konuşturduğu şiir kişisi de sözü yalınkılıç çağdaşı, düzen mağduru, okura tanıdık gelen bireydir.

 

            Duyarlı okur, başarılı metin ister savı genel kabul görür her yazı/ yapıt coğrafyasında; tüm şiir sahnelerinde, tüm dillerde… “Zaman” karanlıkta aşılamaz şaire göre! Ölüm korkusu beyhudedir; sessizliğin tanık olacağı uyku ile tanımlanabilir sonsuzluk. Çünkü:

 

direnmek için saniyelerin vahşetine /

 bekliyorum kendimi takvimlerde /

 sabrın bir anıt gibi yükselttiği /

 tereddütlerin ekseni etrafında.” (s. 249) yol alınır.

 

            Veda sözleriyle donatılmış “Yol” (s. 243) şiiri de o niyetle okunabilir: anlam(sızılık) ve söz örgüsünden. Ardından gelen “Yolculuk” (s. 244) şiiri gibi tıpkı… “Sessizce beklenmeli gelmeyecek olan” demiştir şair. “Yürek” sözcüklerin eskimeyen nabzını taşır okuyanın algısına.

 

            “Zor” şiiri de itinayla okunmalı… “Uzak” şiiri kısa lirik öykü tadında. Hoş izlenimdir okuyan için; durum-olay ve değişken doğa yaşantı kareleri... Sözcüklerin görsel yaratımı ilginç gelebilir. “sürünerek ilerliyor ağaçlar gölgeleri sağa sola saçılmış” (s. 229) dizesi. Polat Onat söyleminin ilginçliği, arayışın, yeteneğin kanıtındadır. “Şato” şiiri işbu tezi destekler nitelikte; “var olmayan bir şato da ancak bu şekilde gezilir zaten / kareli defter yaprağı ve mavi tükenmez kalemle” (s. 209) dizeleriyle biten şato hikâyesi okuyanda masalsı zihin kapılarını aralayacaktır. Polat Onat, şiiriyle (ve belki de) yaşamıyla hesaplaşmış ki “Şiir” başlığı altına iliştirdiği yedi dizede özetlemiş. Tamamını okumakta beis olmaz:

 

tek dize yetecek bana yakalayabilsem ışıkta /

 içinde bulacağım kaybettiğim sözcüğü kırılmış /

 suyun üstü yüzüyor yıktığın duvarla örülü /

şiirin gizini asla söylemeyecek eski saat /

 kaçıp gidiyor hayalet dergi yığınlarına bencil /

 kibar kibar balıklara bakıyorum sevinç içinde /

 okuyorum şimdiye dek yazdığım en güzel boş sayfayı.” (s. 213)

 

Altı çizilesi, özeleştiri dili söyleyişe egemen! Şiir, şairine göre şiir kişisine ya da Polat Onat’ın yarattığı / kurguladığı (mı demeli yoksa) kahramana göre “en güzel boş sayfa”dır bazen. Benzer acılı gerçek “Tabut” şiirini okuyan kişiyi de etkiler. Hayata ne zaman aşk gözüyle baksa, insan şiirini bulur mu demeli? Devamında, “Tanımlama” şiirini dönüp bir daha okumalı diyebilir bazı okurlar. Şairle şiir öznesi kişi, varoluş sürecini belgeler.

 

            Sayfalar sonra okurun karşısına çıkacak “Yakın” (s.234) şiiri bir başka kanıt diye algılanabilir. Zira anlatımcı şiire dair ögeler, canlandırıcı kareler bırakır okuyanın zihninde. Polat Onat şiirinin, hayatı olaylar ve portreler üzerinden karelediği “Yalan-1” şiiri var ki dramatik hallerin aynası âdeta… Son iki dize, “yirmi yıldır / bekliyorlar” dediği anneyle babanın hazin halini, acı gerçeği sinematografik çerçeveye yerleştirmiş:

geri geliyor oğulları elinde bayat pişmaniye paketiyle /

sabah ezanı okunurken sürpriz yapıp zile basarak” (s. 235)

 

Polat Onat şiirini incelemek, onun öykücülüğünü, romancılığını yani anlatıcı ustalığını da kavramaya yarayacaktır. Okunsun yeter ki “elveda olmayacak söyleyeceğim son söz” diyen şairin, hayat-edebiyat seyrüseferi.

 

                        HİLMİ HAŞAL

Hamburg (Almanya), Ağustos 2024

Eliz Edebiyat Dergisi, Eylül 2024 / Sayı 189




8 Ocak 2026 Perşembe

İlk Kitap: Son (Video)


İlk Kitap: Son

Bilirsiniz ilk eserler hayatta unutamadığımız lezzetler içerir.

Bu ilk kitap da benim için yazarımızın nadide bir eseridir. Yoluna hiç durmadan yepyeni güzel eserlerle devam eden yazarımız Polat Onat'a şimdiye kadar çıkardığı 42 değerli kitabı için sonsuz teşekkürler... ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ PolatOnat'ın ilk kitabı... 12 sene önce, 2009 yılında, @muhuryayinlari tarafından yayımlanan şiir kitabı: SON ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ Sayın Polat Onat, Yazın çalışmalarınız verimli yoldadır. Şiirin üstüne varılmaz. Şiir varır insanın üstüne. Çabalarınızda başarılı olacağınıza inanıyorum. Fazıl Hüsnü Dağlarca ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ #şiiribırakmaseansları #polatonatşiirleri #kentkitap #polatonat #bookstagramturkey #instabookturkey #şiirheryerde #şiirkitabı #şiirkitabı #şiirdünyası #polatonatkitaplari #polatonatokurları #şiir #son #ihtiyarınvefatı #karanlıkkahvaltı #türkşiiri #modernşiir #şair #yenişiir #şiiroku #güzelşiirler #poet #poetry #turkishpoetry #şiirtavsiye #şiirsokakta #şiirsevgisi

7 Ocak 2026 Çarşamba

"Karanlık Kahvaltı" Kitabından "Çay" Şiiri / Pınar Hanım'ın Yorumuyla (Video)


"Karanlık Kahvaltı" Kitabından
"Çay" Şiiri
Pınar Hanım'ın Yorumuyla

Polat Onat'ın "Karanlık Kahvaltı" kitabındaki "Çay" şiirini, harika şekilde yorumlayan @yazarresuldede 'ye teşekkür ederiz. 👏👏👏👏👏 KARANLIK KAHVALTI 2017 Yılı İsmet Kemal Karadayı Şiir Yarışması 1.'lik Ödülü ☆☆☆☆☆☆☆☆☆ ŞİİRİ BIRAKMA SEANSLARI "Bütün Şiirleri" °•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•° Şiir serüvenine 2000 yılında başlayan Polat Onat'ın ilk şiir kitabı "Son" 2009'da yayımlandı. İkinci şiir kitabı "İhtiyarın Vefatı" 2011 yılında okurla buluştu. Üçüncü şiir kitabı "Karanlık Kahvaltı" ise 2018'de piyasaya çıktı. Bu kitapta, şairin üç kitabındaki tüm şiirlerini ve en yeni dosyası "Şiiri Bırakma Seansları"ndaki ürünlerinin hepsini bir arada sunuyoruz. 20 yaşında başladığı şiir yolculuğunu 40 yaşında sonlandıran ve şiiri bırakan Polat Onat'ın, geniş perspektifli estetik anlayışını ve tutarlı poetikasını sergileyen bu eser, milenyum sonrası üretilen Türk şiirinde kendine has bir şairin izleklerine ayna tutuyor. ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ #şiiribırakmaseansları #polatonatşiirleri #kentkitap #polatonat #bookstagramturkey #instabookturkey #şiirheryerde #şiirkitabı #şiirkitabı #şiirdünyası #polatonatkitaplari #polatonatokurları #şiir #son #ihtiyarınvefatı #karanlıkkahvaltı #türkşiiri #modernşiir #şair #yenişiir #şiiroku #güzelşiirler #poet #poetry #turkishpoetry #şiirtavsiye #şiirsokakta #şiirsevgisi
 

5 Ocak 2026 Pazartesi

Kadıköy İmge Kitabevinde Polat Onat Kitapları (Video)


Kadıköy İmge Kitabevinde
Polat Onat Kitapları

Kadıköy'deki İmge Kitabevi @fihr_ist Yayınevinden çıkmış bütün @polat.onat kitaplarının bulunduğu bir mekan...

☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ KATİL ŞAİRLER ANTOLOJİSİ @polat.onat'ın benzersiz roman kahramanlarının şiirleri... @fihr_ist Kitap Yayınları standartında karşınızda... “Bu kitapta Adem Yoksun'un, Kader Muhafızı'nın ve Bay B'nin şiirlerini bulacaksınız. Üç katil şairim… Aslına bakılırsa Adem Bey tam anlamıyla katil sayılmaz. Kendisi müntehir bir şair. Geniş anlamıyla bakılırsa kendini öldürmek de bir nevi cinayet sayılabileceğinden, onun için de diğer katillerin arasında kendini ifade edebilecek denli gözünü kan bürümüş diyebiliriz.” “Ahlat Ağacı” filminde Nuri Bilge Ceylan’ın, “Taşra Mektubu”na yaptığı referanslar ile gündeme oturan Polat Onat, şiiri bıraktığını söylese de, kurgu metinlerinin içinde şiirlerini ve şairlerini yaşatan bir yazar olmaya devam ediyor. Yeni bir şiir dosyası hayata getirmemek noktasındaki kararlılığı, ancak hayatını ve söyleyişini temelden şiirleştirmiş bir yazar gösterebilirdi… Şiir, işte tam böyle bir noktada bırakılır ve işte şiir tam bu noktada şair karakterlerin elinde keskin bir hâl alır. Fihrist Kitap olarak, “Polatonat”ın günümüz Türk şiiri adına neler vadettiğini gözler önüne seren, değerli bir antoloji ile karşınızdayız. Şair öldürse de şiir ölmez. Ömer Alkan ☆☆☆☆☆☆☆☆ #kadıköyimgekitabevi #fihristyayınları #polatonat #katilşairlerantolojisi #polatonatşiirleri #fihristkitap #bookstagramturkey #instabookturkey #şiirheryerde #şiirkitabı #şiirkitapta #şiirdünyası #polatonatkitaplari #ademyoksun #polatonatokurları #şiiir #türkşiiri #modernşiir #şair #yenişiir #şiiroku #güzelşiirler #poet #poetry #turkishpoetry #şiirtavsiye #şiirsokakta #şiirsevgisi #kurguşairler #kadermuhafızı #polat

3 Ocak 2026 Cumartesi

Satış Rekorları Kıran İlk Kitabımı Pazarlama Çabam!!! (Video)



Satış Rekorları Kıran
İlk Kitabımı Pazarlama Çabam!!!

2009'da yayımlanan ilk kitabım "Son"un, okurlarca nasıl ilgiyle karşılandığını anlatıyorum! :-)

 

İlk Kitabımın Tanıtımında Denediğim Fiyasko Yöntem!!! (Video)


İlk Kitabımın Tanıtımında
Denediğim Fiyasko Yöntem!!!

2009'da yayımlanan ilk kitabım "Son"un

tanıtımı için uğraşırken yaşadığım fiyasko! :-)