Oktay Rifat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oktay Rifat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2025 Pazartesi

Edebiyat Tarihine Geçen Fotoğrafın Analizi: A.Dıranas, O.Rifat, N.Cumali, F.H.Dağlarca, B.Necatigil (Video)

Edebiyat Tarihine Geçen Fotoğrafın Analizi


Edebiyat Tarihine Geçen Fotoğrafın Analizi (Soldan sağa)

1. Ahmet Muhip Dıranas 2. Oktay Rifat 3. Necati Cumali 4. Fazıl Hüsnü Dağlarca 5. Behçet Necatigil
 

29 Kasım 2015 Pazar

Fotoğraf / Melih Cevdet Anday


FOTOĞRAF

Dört kişi parkta çektirmişiz,
Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi...
Anlaşılan sonbahar
Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
Yapraksız arkamızdaki ağaçlar...
Babası daha ölmemiş Oktay’ın,
Ben bıyıksızım,
Orhan, Süleyman Efendiyi tanımamış.

Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
Oysa hayattayız hepimiz.

MELİH CEVDET ANDAY
(1915 - 2002)

2 Nisan 2015 Perşembe

Eksik Parça Yolculuğum: Taşradan Uzaklaşmak


EKSİK PARÇA YOLCULUĞUM:
TAŞRADAN UZAKLAŞMAK 

            Evi, işi ve tüm sosyal çevresi iki kilometrekare içinde sıkışmış, bir taşra münzevisine en zor gelen şeylerden biri nedir bilir misiniz? Yolculuk. Hayatın rutin akışından büyük bir keyif alan, monotonluğu bozucu sürprizlerden pek hoşlanmayan bir taşralı için, İstanbul seyahati ancak zorunluluk içeriyorsa ya da önemli bir işlev taşıyorsa katlanılırdır. TRT'deki "Eksik Parça" programı yapımcılarından Alev Çağlayan hanımın davetini de bu nedenle kabul ettim. Taşradan birkaç günlüğüne çıkış gerekçem, televizyonda "taşra hakkında konuşmak" gibi, bir nevi tuhaf bir paradoksu içeriyordu. 

            Öğleden sonra Batman'dan uçağa bindim ve bir buçuk saat sonra, bin yüz on bir kilometre ötedeki İstanbul'daydım. Havaalanında beni bekleyen TRT'nin aracıyla, on kilometre ilerideki Ortaköy'deki çekim stüdyosuna varmamız ise, trafiğin yoğunluğu nedeniyle iki buçuk saat sürdü. Yani kısacası, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna uçakla gitmek, İstanbul'da birkaç semt ileriye arabayla gitmekten daha az yorucu oluyor. TRT'nin servis aracını süren şoförle, sıkışık trafikteki bu iki buçuk saatlik yolculuğumuz sırasında güzel bir sohbet ortamı oluşturduk. Şoför arkadaşın memleketi Batman'mış. Yol boyu hep ilgi çekici konularda konuştu, ben de dinledim. 

            TRT'nin binasına vardığımızda hava kararmıştı. "Eksik Parça" belgeseli program ekibi Alev Çağlayan hanım, Birsen Hatipoğlu hanım, Zafer Sevener bey, beni güler yüzle karşıladılar. Sıcakkanlı ve samimi yaklaşımları ile hemen ortama adapte olmamı ve yabancılık çekmememi sağladılar. Kameraman Zafer bey stüdyodaki gerekli düzenlemeleri çabucak tamamladı. Kısa bir hazırlıktan sonra program çekimine başladık. Alev hanım ve Birsen hanım taşra olgusu hakkında birbirinden orijinal ve ufuk açıcı sorularıyla programı yönlendirdiler. Ben de yolculuk nedeniyle ağrıyan başıma rağmen, yöneltilen soruları mümkün olduğunca ayrıntılı cevaplamaya çalıştım.  

            Çekimleri tamamladıktan sonra ekiple vedalaşıp, kalacağım otele gittim. Taksim'deki otele eşyalarımı bırakıp, İstiklal Caddesinin o susmaz uğultusu içine attım kendimi. Benim gibi taşradan gelmiş melankolik biri için, İstiklal Caddesinin ışıkları ve gürültüsü ilk on dakikalık şaşkınlığın ardından her zaman bir eziyete dönüşür. O saatlerde, cadde üstündeki YKY kitabevinin sessizliği ve tenhalığı, benim için hoş bir sığınak olmuştu. Kitapların arasında epeyce dolaşıp durdum. Ve uzun zamandır aradığım ama bir türlü edinemediğim Oktay Rifat'ın bende olmayan bir şiir kitabına rastladım. Kitabı sevinçle satın alıp, yavaş adımlarla kalacağım otele doğru yürümeye başladım. Otel odasının hissettirdiği gurbet duygularının mayhoş lezzetiyle Oktay Rifat'ın kitabını heyecanla açtım. Nihayet İstanbul'un göbeğinde, biricik taşrama geri dönmüştüm: Kitaplara ve şiirlere. Ve ardından, bir otel odası uykusunun o serin karanlığı. 

            İstanbul, kendini uzakta hissedenlere, devasa bir yalnızlık duyurmakta son derece mahir bir şehir. Ve İstiklal Caddesi, Anadolu'daki tenha bir dağ köyü yolundan daha ıssız. Neden derseniz, dağ köyü yolunda tesadüfen bir insana rastlayabilirsiniz. Ve bu durumda karşılaştığınız o kişiye, sanki bir tanıdıkla karşılaşmışçasına samimi bir ilgiyle selam verirsiniz. Beraber yol alıp samimi bir muhabbete yelken açarsınız büyük ihtimalle.  Tedirgince şimdi farkına varıyorum ki, kalabalık içinde bir yalnızlık daha sancılıymış. Çünkü Taksim'deki muazzam insan seli ve devasa kitle, birbirine tamamen yabancı ve metropolün olağan gerilimiyle potansiyel öfke yüklü bir edayla hareket ediyormuş gibi gözüküyor ürkek gözlerime. Yarın İstanbul'dan ayrılıp taşrama geri döneceğim ve eminim ki İstanbul'dan hiçbir şey eksilmeyecek.     

                        POLAT ONAT

25 Kasım 2014 Salı

Türk Edebiyatçılar Birliği 1962 Yıllığından Seçilmiş Şiirler

Türk Edebiyatçılar Birliği
1962 Yıllığından Seçilmiş Şiirler,
 

Selahattin Batu / Karanlık Gemi,
 

Oğuz Kazım Atok / Düşlü Düzen,
 

Oktay Rifat / Her Şiirin Sonu,
 

Fazıl Hüsnü Dağlarca / Toprağı Sevmek,
 

İlhan Berk / Balad,
 

Behçet Necatigil / De,
 

İlhan Geçer / Kenar Mahalle,
 

A. Kadir / Ekmek,
 

Nahit Ulvi Akgün / Mavi Türkü,
 

Sabahattin Kudret Aksal / Güzelleme,
 

Berin Taşan / Gözlerine Doğru,
 

Edip Cansever / Bakır Heykel,
 

Gülten Akın / Herşey Ölümün,

12 Aralık 2013 Perşembe

Türk Edebiyat Tarihinin En Güzel Fotoğrafları

Fazıl Hüsnü Dağlarca / Ertan Mısırlı


Orhan Veli, Şinasi Baray, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday


İlhan Berk, Edip Cansever, Salah Birsel


Ziya Osman Saba ve ailesi


Yahya Kemal ve okurları


Nilgün Marmara ve Ece Ayhan


Necip Fazıl Kısakürek ve oğlu


Cahit Sıtkı Tarancı ve eşi


Cahit Zarifoğlu


Ahmet Muhip Dıranas, Oktay Rifat, Necati Cumalı,
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet Necatigil

 

Mehmet Akif Ersoy


Hüseyin Alemdar, Hüseyin Ferhad, 
Ece Ayhan, Fazıl Hüsnü Dağlarca


Turgut Uyar


Sedat Umran ve eşi


Cemil Meriç ve kızı


En arka masada: Cemal Süreya ve Rıfat Ilgaz. En başta: İbrahim Sadri, Metin Eloğlu, Can Yücel, Yaşar Kemal, Edip Cansever, Tomris Uyar, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Salâh Birsel, İlhan Berk


1958: Halide Edip, Yakup Kadri, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Behçet Necatigil, Azra Erhat, Haldun Taner




28 Temmuz 2012 Cumartesi

Ara Güler'in Gözünden Edebiyatçı Portreleri Sergisi


Yaşayan en büyük fotoğrafçılarımızdan Ara Güler'in objektifinden yansıyan edebiyatçılarımızın portrelerini Bursa Nilüfer'deki Nazım Hikmet Kültürevi'nin giriş katında gördüm ve ilgiyle inceledim. Bazılarının fotoğrafını çektim. İçlerinden bana göre en değerli şairleri bir seçki yapıp, beğeni sırama göre burada paylaşıyorum. 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Oktay Rifat























Edip Cansever


Behçet Necatigil

Cemal Süreya

Orhan Veli Kanık

Melih Cevdet Anday

İlhan Berk




1 Nisan 2012 Pazar

Uğur Tural'ın Objektifinden İstanbul

1991 doğumlu, Bursa'da yaşayan, genç fotoğrafçı Uğur Tural'ın objektifinden çıkan bu derinlikli İstanbul enstantaneleri beni çok etkiledi. Böylesine mükemmel fotoğrafları görünce aklıma hemen değerli şairimiz Oktay Rifat'ın "Bir Kartpostalın Arkasına Yazılmak İçin" şiiri geldi. Şiirin son bölümünü fotoğrafların altına ekledim. 
Şiir ve fotoğraf. İki kardeş sanat dalı. Yeri geldiğinde birbirini işte böyle bütünleyen...







BİR KARTPOSTALIN ARKASINA YAZILMAK İÇİN 

(...)

tirandiller alamanalar mavnalar
ben sizlerle büyüdüm
açık pencereden yarı yarıya
bir ay görünürdü düştü düşecek
bir çam başını uzatırdı

koltuk takımı halılar ve konsol
bir deniz evinin bütün avadanlığı
bir kayık karaya çekilmiş
öbürü şamandıraya bağlı
hiç unutmam bir martı konmuştu üstüne

ve İstanbul uzaktan
Ayasofya Süleymaniye Topkapı
bize bakıyordu Üsküdar'a ve bana.

OKTAY RİFAT
(1914 - 1988)