24 Şubat 2026 Salı
Bursa'dan Edebiyata Katkı Ödül Töreninin Yeri ve Zamanı
17 Şubat 2026 Salı
Polat Onat Deneme-İnceleme Alanında Ödüle Layık Görüldü
Polat Onat Deneme-İnceleme Alanında
Ödüle Layık Görüldü
Yirmi
yılı aşkın süredir Batman’da yaşayan yazar Polat Onat, seçkin bir edebiyat
ödülüne layık görüldü.
Bursa Dergiler Platformu (BUDEP) tarafından 2015 yılından
bu yana gerçekleştirilen ve bu yıl 11.si verilen “Bursa’dan Edebiyata Katkı
Ödülleri” sahiplerini buldu. Ödül komisyonu tarafından yapılan değerlendirme
sonucunda, yedi farklı kategoride verilen ödüllerin sahipleri açıklandı.
Deneme – İnceleme alanında verilen ödülün sahibi Polat
Onat oldu.
BUDEP
tarafından yapılan açıklamada, ödüllerin; edebiyata zamanını, birikimini,
düşüncesini ve emeğini adamış, özgün yapıtlar üretmiş kişi ve kurumlara
verildiği vurgulandı. Açıklama, dergilerin sahip ve sorumluları olan Fehmi
Enginalp, Hilmi Haşal ve Bülent Elitok imzasıyla kamuoyuna
duyuruldu. Ödül töreninin yeri ve tarihi ise ilerleyen günlerde belirlenip
kamuoyuyla paylaşılacak.
Yazar
Polat Onat yaptığı kısa değerlendirmede; böylesine kıymetli sanatçılarla bir
arada anılmaktan onur duyduğunu, bu ilgi ve iltifatları nedeniyle seçici kurula
teşekkür ettiğini belirtti.
https://www.batmanpusula.com/polat-onat-odule-layik-goruldu
https://www.batmanmanset.com/2026/02/batmanli-yazar-polat-onat-odul-aldi/
https://batmandemokrathaber.com/polat-onat-deneme-inceleme-alaninda-odule-layik-goruldu/
https://www.batmanpetrol.com/polat-onat-deneme-inceleme-dalinda-odul-aldi-36254
https://www.batmantarafsiz.com/yazar-polat-onat-budep-tarafindan-odule-layik-goruldu/
https://www.bagimsizbatmangazetesi.com/yazar-onat-deneme-inceleme-alaninda-odule-layik-goruldu/
11. Bursa’dan Edebiyata Katkı Ödülleri'nin Sahipleri Açıklandı
BUDEP 2025
“Bursa’dan Edebiyata Katkı Ödülleri”
Sahiplerini Buldu
Bursa’da
yayımlanan Çinikitap Dergisi, Eliz Edebiyat
Dergisi ve Sarmal Çevrim Dergisi tarafından
oluşturulan BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) çatısı altında
düzenlenen “Kış Buluşması” etkinliğinde, 2025 yılı “Bursa’dan Edebiyata
Katkı Ödülleri” sahiplerini buldu.
2015 yılından bu yana
verilen ve bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen ödüller, yarışmasız ve başvurusuz
olarak, BUDEP’in ortak değerlendirmesiyle belirleniyor. Bursa’da yayımlanan
dergilerin yanı sıra Türkiye genelinde yayın hayatını sürdüren edebiyat
dergileri ve yayımlanmış eserler de dikkate alınarak yapılan değerlendirme
sonucunda, edebiyata emek veren isimler onurlandırılıyor.
Yapılan değerlendirme
sonucunda 2025 yılı ödüllerine layık görülen isimler şöyle açıklandı:
2025 Yılı Bursa’dan
Şiire Katkı Ödülü: Yusuf Ferhat
2025 Yılı Bursa’dan
Öyküye Katkı Ödülü: Berrin Akarsu
2025 Yılı Bursa’dan
Romana Katkı Ödülü: Ertuğrul Erdoğan
2025 Yılı Bursa’dan
Deneme / İncelemeye Katkı Ödülü: Polat Onat
2025 Yılı Bursa’dan
Çocuk Edebiyatına Katkı Ödülü: Sona Polat Bilgin
2025 Yılı Bursa’dan
Araştırma / Tanıtmaya Katkı Ödülü: Nuri Taner
2025 Yılı Bursa’dan
Kent Sanatına ve Kültürüne Katkı Ödülü: Alper Can
BUDEP tarafından
yapılan açıklamada, ödüllerin; edebiyata zamanını, birikimini, düşüncesini ve
emeğini adamış, özgün yapıtlar üretmiş kişi ve kurumlara verildiği vurgulandı.
Açıklama, dergilerin
sahip ve sorumluları olan Fehmi Enginalp, Hilmi
Haşal ve Bülent Elitok imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.
Ödül töreninin yeri ve
tarihi ise ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacak.
*****
https://www.kentgazetesi.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://www.bursaant.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://www.edebikitap.com/2026/02/bursa-dergiler-platformu-budep-2025.html
https://www.erajans.com.tr/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://trhaberler.net/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://www.bursadahaber.com.tr/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://demokratzafer.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://edebiyatburada.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://www.haberlotus.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
https://haberedebiyat.com/budep-2025-bursadan-edebiyata-katki-odulleri-sahiplerini-buldu/
13 Şubat 2026 Cuma
Aytekin Önçeken Şiirleri ve Özgeçmişi
AYTEKİN ÖNÇEKEN
8 Aralık 1962 tarihinde doğdu. Artvin Gazi İlkokulunu ve Artvin 50. Yıl Ortaokulunu bitirdi. 1980 yılında Samsun Veteriner Sağlık Meslek Lisesinden mezun oldu.
Tarım Bakanlığına bağlı olarak Manisa Et Balık Kurumunda ve
Diyarbakır Et Balık Kurumunda çalıştı.
Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı
bölümünü bitirdi. TODAİ’de Eğitim Yönetimi alanında master yaptı.
Ankara’daki birçok okulda eğitimci olarak görev yaptı.
1993’te Serpil Hanım’la evlendi. İsmail Bilge ve İlke Naz
adlı iki çocuğu oldu.
Dil ve Anlatım, Türkçe, Edebiyat konularını ele alan birçok
ders ve test kitabı hazırladı.
Edebiyat dergilerinde ve seçkilerde şiirleri yayınlandı.
22 Haziran 2025’te vefat etti.
ŞAİRLİĞİM HAKKINDA
Şairliğim doğuştandır diyemem sevgilim;
Sonradan işledi kanıma.
Akılsız değilim, kör değilim;
Daha çocukken gördüm, öğrendim her bir oyunu.
Çektim bunca acı, bunca ayrılık;
Parçalandı etim, kanadı ellerim,
Dile geldi dilim, dedi:
“Şimdi konuşmak zamanıdır, haydi durma”
Ve başladım böylece dökmeye içimi;
Tutsaklığına karşı halkımın
Öfkeli haykırışlar yarattım,
Süslendi savaş ortasında edebiyatım.
Bir dolu özgürlük şarkısına
Yeni dizeler kattım.
5
Ağustos 1985
SÖZÜN DIŞLANDIĞI YERDE
Her noktanın önü kanayan bir ırmak,
Bütün virgüller çağdışı şimdi.
Yürümek adı tarihe karıştı,
Çılgınca koşuyor herkes;
Yüzlerde olmadık maske,
Gizlenemeyen telaş…
Adım başı bir ünleme takılıyorum.
Sözün dışlandığı yerde
Bütün sular birbirine karışıyor.
Hangi ufkun çalsam kapısını,
Dili dönmeyen çocuklar çıkıyor karşıma;
Büyükler akvaryumda balık sanki!
Unutsam gençliğimi;
Çocukluğuma sığınsam, ne fayda!
Çocuklar özgürdür ağlamakta;
Bunca acıyı, bütün kirli şeyleri
Şarap gibi içsek de her gün,
Ağlamak yasak!
Ağlamak yasak, kalbim!
Ağlamak bir garip tuzak, intihara açılan kapı.
Sen ki o derin kuyuya düştün Mayakovski,
Çıkan ses hani!
Şuraya bir gonca gül koysam,
Uzanıp alabilir misiniz siz bezginler?
Tadabilir misiniz bir daha,
Dal üstünde kuş üzümünü?
Her taş sırtını bir dağa yaslarmış;
Sen neye dayansan yıkılıyorsun.
Bütün soruların sorgucu olmak;
Ne güç şey, kalbim!
Yıkayıp bütün kirlileri,
Güneşe asmak en iyisi.
Sevgiyi kartpostallarda arama gençliğim;
Terk edilmiş bu durakta bekleme artık!
1990
/ Yaba Dergisi
KORKULARIN KAR FIRTINASI
Sakın vurmasın kimse
Yıldız uzaklığına vardıkları yeri
Gülümsemeleri takılı kaldı bak
Esiyor işte
Donmuş yüzlerinde kar fırtınası
Bulmuşken tam demini
Evlerinde şenlik
Yarıda kesilemezdi
Son seferinde işin
Giderken süper adım
Çıldırttı onları
Balçığa saplanmak.
Onlar ki
Donmuş sularında balıkken
Gırtlağımızda oltaydı elleri
Kimsesiz bir çocuk düşü gibi korku
Sindi içlerine şimdi
Bunamış gözlerine bakarak
Bu yaşlı erklerin
Sakın vurmasın kimse
Yıldız uzaklığına vardıkları yeri
Gülümsemeleri takılı kaldı bak
Esiyor işte
Donmuş yüzlerinde
Korkuların kar fırtınası
Neylesin yürekleri çıngıraklı yılan
Çorak bozkırların kâhinleri
Neylesin aman neylesin
Henüz bulunmamış ölümlerin çaresi
Çiçekler ele vermedi kendini
1990
/ Edebiyatta Seçki Dergisi
11 Şubat 2026 Çarşamba
"Eli Kalem Tutan Baytarlar" Antolojisinin İçeriği Hakkında Kapsamlı Bir Değerlendirme (Video)
ELİ KALEM TUTAN BAYTARLAR
"Veteriner Sağlık Meslek Lisesi Kökenli Şair ve Yazarlar Antolojisi" Derleyen: Polat Onat Veteriner Sağlık Meslek Liseleri her ne kadar şimdilerde tarihe karışsa da öğrenci ve öğretmenlerinde güçlü aidiyet duygusu oluşturan kurumlardı. Liseden mezun olduktan sonra gencecik yaşta veteriner teknisyeni olarak devlet memurluğuna atananların çoğu, yüksek öğrenimlerini yapıp veteriner hekim ya da ziraat mühendisi olarak görev yaptı. Bazıları da öğretmen, hukukçu, akademisyen olarak hayatlarına devam ettiler. VESTED gibi köklü bir mesleki derneğe sahip olduğumuzdan, yıllar içinde başka iş ve meşguliyetlere kaymış olsak bile ‘veteriner lisesi mezunu olma ruhunu’ yitirmedik. Düşündüm ki: öğretmen şairler antolojisi var, hukukçu şairler antolojisi var, veteriner şairler antolojisi var da, neden “Veteriner Sağlık Meslek Lisesi Kökenli Şair ve Yazarlar Antolojisi” olmasın? Benden kıdemce büyük okuldaş yazar dostlara, böyle bir projeyi yapmalarını önerdim. Kimse yanaşmayınca da iş başa düştü. Böylelikle “Eli Kalem Tutan Baytarlar” seçkimiz ortaya çıktı. Antolojimizde daha önce en az bir kitabı yayınlanmış, yirmi şair ve yazardan, seçme şiirler, öyküler ve denemeler var. Katılımcılarımız doğum tarihi sırasına göre şöyle sıralanıyor: Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Zeki Akdağ, Bedrettin Aykın, Erdoğan Baysal, Fahrullah Beyzade, Necmettin Çakır, M. Yavuz Çolak, Aytekin Önçeken, Halim Şafak, Mustafa Ayvalı, Hasan Soydan, Ziya Acar, Ali Hikmet Eren, Cenker Atila, Taner Artvinli, Umut Çetin, Özkan Şahbaz, Bora Demir, M. Ferit Can, Polat Onat, Samet Yıldırım. ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ #aldenyayınları #polatonatokurları #polatonat #elikalemtutanbaytarlar #vested4 Şubat 2026 Çarşamba
“İnternetin Silindiği Gün” Yaşanacaklar / İlkay Coşkun - Kültür Ajanda Dergisi
“İnternetin Silindiği Gün” Yazar Polat Onat'ın
toplamda altmış ikinci, roman olarak da on dördüncü kitabıdır. Q Yayınları
etiketiyle Ocak 2025'te ilk baskısıyla okurlarıyla buluşturulmuş. Eser; karton
kapak ciltli, üç yüz altmış sekiz sayfa hacmindedir. Roman, internetin
silindiği tasavvurunun ilk günüyle başlayıp yedinci günde sonlanmaktadır. Yedi
ana bölüm ve alt bölümleriyle birlikte on sekiz başlıkta romanın kurgulanmış
olduğunu görmekteyiz. Yirmi sekiz bölümün içerisinde, İstanbul, Ankara, Batman
başta olmak üzere, Diyarbakır, Elazığ, Malatya ve Kayseri'deki internetsiz
haller de işlenmektedir. Ayrıca romanda geriye doğru zaman atlamalarında da
bulunulmaktadır. Bu zaman atlamalarıyla, internetin olduğu zamanlar da
anlatımlara dâhil edilmektedir. Mesela “Bir Yıl Önce Ankara”, “Altı Ay Önce
Ankara” konu başlıklarında olduğu gibi.
Kitabın içeriğine çok fazla girmeden, kitap
hakkında etraflıca bir değini de bulunmak istiyorum izninizle. Yazar, bu
kitabını iki bin yirmi dörtte aramızdan ayrılan -Polat Onat Bey’in kayınpederi
de olan- Yazar Abdurrahman Fırat’a ithaf etmiş olduğunu anlıyoruz. Merhum
Abdurrahman Fırat’ın “Hayat Romana Benzemez” ve “Hayat Bana Çok Şey Öğretti”
isimlerinde iki kitabı bulunmaktadır. Ayrıca fantastik bilimkurgu
kitaplarıyla tanınan Yazar Stephen King'in anlamlı bir sözüyle kitaba girizgâh
yapılmaktadır. “İnsanlar hep başlarına gelen kötü şeyler için sebep arar. Ama
bazen sebep yoktur”
İnternetin silinmesiyle beraber dijital bir
kıyamet oluşur. Bu kıyamet medeniyetleri yok edecek şiddettedir. Eş zamanlı
olarak bütün dijital ağlar, kendi kendini kopyalayan milyonlarca silici virüs
ile yok edilir. Güncelleme yapılan ve yakın zamanda çevrimiçi olmuş dünyadaki
tüm elektronik cihazlar tamir olmayacak şekilde bozulur. Tablet, telefon ve
sosyal medya bağlantıları kesilir. Tüm elektronik ve elektrikli cihazlar bozucu
etkiye maruz kalır. Elektronik kilit sistemi komple zarar görür. Doğalgaz,
elektrik kesilerek, metro ve tramvay çalışmayacak konuma gelir vs.
Bunlardan başka yaşanabilecek diğer öngörüler
de şu şekildedir. Dünyada kısa vadede milyonlarca insanın ölümüyle beraber,
dünya çapında bir kargaşa oluşacaktır. Suların akmaması, otoritenin ve
güvenliğin kalmaması, kanunların uygulanamaması, yağma, keşmekeşlik, kargaşa,
yıkım vs. Bütün insanlarda katıksız bir depresyon hali de cabası. Uzun vadede
insanlık Orta Çağ karanlığına dönecektir.
Peki, olumlu hiç bir şey olmayacak mı? Az da
olsa olacak elbet. Bunlardaki tasavvur da şu şekildedir; Mesela bu kıyamet
halinde, hayvanlar daha az etkilenirler. Hatta evcil hayvanlar bu bahaneyle
özgürlüklerine kavuşmuşlardır. Sigara üretiminin sonlanmasından dolayı sigara
içilmemeye başlanmıştır. Kaosu Önleme Merkezleri gibi yeni meslekler doğmaya
başlamıştır şeklinde bir liste yapabiliriz. Bunlar gibi her sonun ardında
yaşanabilecek yeni başlangıçlar da kendisini göstermektedir. İnsanlık adına
umudu diri tutma ve yeni başlangıçlara kapıları aralayan çabalar şeklinde sıralamalar
yapabiliriz.
Genelde modernleşme, küreselleşme ve
batılılaşma, özelde internet, sosyal medya; avantajlarıyla olduğu kadar
olumsuzluklarıyla da hayatımızda yerini aldı maalesef. Daha çok hazcı, behemî
anlayışları besleyen ve büyüten bir alan olarak da işlevini sürdürmektedir. Bu
araçlar vasıtasıyla insanlık, dünyanın kirlerini daha da çok yüreğine
değdirmektedir. Bir de üstüne üstlük bu kötülüklerle mücadele edecek erke ve
felsefeye de mesafeli durmaya başladık. Eski günahların gölgesinin uzun olacağı
gibi bağımlılık ve tektipleşme hallerini büyüttük de büyüttük maalesef. Ne
hatıra biriktirme güzelliği kaldı ne de harcanan zamanın tesbihini çektiğimiz
hatırlayışlar. Yine de yeni gelişmelere önyargıda bulunmamak, insafsız yergi ve
temelsiz övgülere tevessül etmemek gerekiyor. İnternetin imkânlarından
faydalanmak olmalı ama bir dirhem bal için bir çuval keçiboynuzu yeme
zahmetinde de bulunmamamız gerekiyor. Bize sunulan her bir şeyi hayatın her
alanının teksifi noktasında görmememiz, gerekli durumda da aksülamel
duruşlarımızı sergilememiz gerekiyor.
Biz yine romana dönecek olursak; Roman
kahraman ve karakterlerine bir göz atalım. “Yetkin, Harun, Hülya, Zühal, Salih
ve Şeniz” başta olmak üzere, “Burhan, Huriye, Cavit, Yalçın, Veli Ağabey,
Bekir, Jale, Belkıs, Yakup, Muhsin, Cevahir, Turgut, Raziye Hanım, yaşlı Harun,
Özcan, Yüzbaşı Lokman” gibi bizden dediğimiz başka isimlerle de
karşılaşmaktayız.
Romanda altını çizdiğim bazı bölümleri
paylaşmak istiyorum izninizle. “Hiçbir balon sonsuza dek şişmez. Bir yerden
sonra muhakkak patlayacaktır.” (s. 16), “Gerçek iletişim, insanların birbirinin
gözlerine bakarak söylediği sözlerle şekillenir.” (s. 18), “Kocaman bir depodaki
suyun içine her saniye kendini kopyalama özelliği olan öldürücü bir zehir
atarsanız, depodaki su sonsuza dek içilmez hale gelecektir.” (s. 25),
“Teknolojisiz de internetsiz de bir yaşantı ve toplumsal hayat elbette mümkün.
Yeter ki insanoğlu, ruhundaki o saf mücadele gücünün ışıltısını koruyabilsin.”
(s. 367)
Fantastik ve heyecan unsurlarıyla birlikte bir
gençlik romanı okudum. 50-100 yıl veya daha da kısa bir zaman sonrasını,
ülkemiz örneğiyle dünyanın internet ve teknoloji noktasında gelebileceği nokta
trajik bir şekilde işlenmiş gözüküyor. Ve yaşanabilecek zor şartlar vurgusuyla
bir şamar gibi sillesini savurmaktadır. İnternetin olmaması ve internetin
silinmesiyle doğabilecek olumsuzluklar, dünya ile hayatların arasını fazlasıyla
açmışa benziyor. İnsanlığın bu kadar varlık içinde dünyadan hep bir
şeyler çalma ve mükemmele ulaşma çabalarına şahitlik ediyor. Bütün bunların
yanında insanların çok şeyinin eksik olduğunu, daha çok da kadim medeniyete
ulaşamamış olduğunun hissini uyandırıyor. İyi okumalar dilerim.
İlkay
Coşkun
02.03.2025
https://kulturajanda.com.tr/?magazine=OILgjn3SSgkpmAH2O4dk
https://ilkaycoskun.blogspot.com/2025/03/internetin-silindigi-gun.html?m=1
Polat Onat’tan Edebiyatın Ciddi Yüzüne Komik Bir Müdahale: Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler / İlkay Coşkun
“Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf
Bilmeceler”
Mizahi esprilerde,
“Hafız-ı Şirazî, Feridüddin Attâr, Ömer Hayyam, Rimbaud, Neruda, Eliot, Jules
Verne, Fyodor Dostoyevski, Gogol, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal
Beyatlı, Nazım Hikmet, Orhan Veli Kanık, Sezai Karakoç, Orhan Pamuk" gibi
birçok şair ve yazar ile karşılaşıyoruz. Yazarın bu kitabı yazarken,
kurgularken özellikle gençleri eğlendirmeyi ve verilen bilgi kırıntılarıyla gençleri
eğitmeği de amaçladığını anlıyoruz. Yazar ve şair soy ismi veya isminin
çağrıştırdığı, daha çok akla ilk gelen espriyle konu ele alınmaktadır. Bir cümlelik
bu anlatımlarda şair ve yazarın nereli olduğu, en bilinen yapıtı gibi kısa
bilgilerle de karşılaşıyoruz.
Bazı
örneklemelerle, anlatımı daha da netleştirelim. "Üç oktavlık sese sahip,
pazıları gelişmiş Meksikalı şair: Octavio Paz", "Eliyle ot toplayan,
TSE onaylı İngiliz Şair: T.S. Eliot", "Diyarbakır Hani kökenli
İrlandalı Şair: Seamus Heaney", "Şiirlerinde Ahmed Arif'ten
etkilenmiş Rus kadın Şair: Anna Ahmatova", "İlahi komedya yazarı,
dantel sevdalısı, İtalyan Şair: Dante", "Bazen bir günün asra bedel
olabileceğini savunan Kırgızistanlı yazar: Cengiz Aytmatov", "Adı
"bayat et" skandalına karışmış Fransız yazar: Albert Bayet",
"Böcek olmayı inanılır kılan, kafa karıştırıcı Çekyalı yazar: Franz
Kafka", "Max dondurmayı çok seven Alman komünist yazar: Karl
Marx", "Bulantı yazarı, varoluşçuluğun mucidi Fransız yazar: Jean
Paul Sartre", "Eşi Emine'nin zoruyla yazdığı söylenen Fransız yazar:
Emile Zola", "Adının telaffuz edilmesi en riskli Alman yazar:
Goethe", "Ariston markasından vazgeçemeyen antik Yunan filozofu:
Aristoteles" Bunlar, Cengiz Aytmatov hariç yabancı şair ve yazarlardan seçtiğim
örneklerdir. Bu örneklerde olduğu gibi, kimilerine göre sıradan tanımlamalar
olarak görülebilir ama işin eğlenceli boyutunu ve temel bazı bilgilerle eğlenerek,
özellikle gençler için öğretilmesinin kıymetini görmek gerekiyor. Bir de bin üç
yüz kırk şair ve yazarın derlenmesi, her yazar ve şaire bilmecelerle zaman
ayırarak yer verilmesi ne büyük bir emek siz tasavvur ediniz artık.
Türk ve bizim
coğrafyamızdan, medeniyetimizden verilen örneklere bir bakalım.
"Soyadındaki bir harfi atan, ikinci yeni şairimiz: Cemal Süreya",
"En çapkın halk sairimiz: Karacaoğlan", "Tutunamadığı için sık
sık düşen yazarımız: Oğuz Atay", Üvey babalardan nefret etmeyi
Şairler ve
yazarlar ne kadar üne ulaşsalar da insandırlar. Tapma ve tabulaştırma sakilliğine
düşmemek gerekir. Ciddiyetin yanında espri, mizah da hayatımızın güzel bir
parçasıdır. Bu eserde de yerli ve yabancı değerler bir araya getirilmektedir.
Burada olduğu gibi böyle sosyolojik birliktelikler birbirini emzire emzire
büyütmektedir. Burada yer alan şairleri, yazarları tanıyan ve bunlar hakkında
malumat edinenler, bunun benzeri esprileri üretebilir ve elbette daha farklı
bilmeceler kurgulayabilirler. Bunlara sadece Polat Onat’ın bakışı ve tarzı
diyebiliriz. Gerek kitap kapağı görseli gerek esprili bilmeceler gerekse de
bilgi kırıntılarıyla beraber üretken yazar Polat Onat'ın edebiyat trüğüne bir
tuğla daha koymuş olduğunu görüyoruz. Yazar Polat Onat bu üretkenlikle, Fazıl
Hüsnü Dağlarca'nın edebiyatımıza kazandırdığı yüzün üzerindeki eser de olduğu
gibi ulaşacağı kitap sayılarını bulacağını umut ediyorum. Kitap arka kapak
yazısında dendiği gibi çok gayretli, on beygir gücünde, ince mizah anlayışlı
kıymetli Yazar Polat Onat'tan okunacak, heyecan ve zevk duyulacak güzel
bilmeceler okuyacaksınız. İyi okumalar.
İlkay Coşkun
29.08.2024
https://www.edebiyatdefteri.com/231408-unlu-yazarlarla-ilgili-tuhaf-bilmeceler/
https://ilkaycoskun.blogspot.com/2024/08/unlu-yazarlarla-ilgili-tuhaf-bilmeceler.html
















