AYTEKİN ÖNÇEKEN
8 Aralık 1962 tarihinde doğdu. Artvin Gazi İlkokulunu ve Artvin 50. Yıl Ortaokulunu bitirdi. 1980 yılında Samsun Veteriner Sağlık Meslek Lisesinden mezun oldu.
Tarım Bakanlığına bağlı olarak Manisa Et Balık Kurumunda ve
Diyarbakır Et Balık Kurumunda çalıştı.
Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı
bölümünü bitirdi. TODAİ’de Eğitim Yönetimi alanında master yaptı.
Ankara’daki birçok okulda eğitimci olarak görev yaptı.
1993’te Serpil Hanım’la evlendi. İsmail Bilge ve İlke Naz
adlı iki çocuğu oldu.
Dil ve Anlatım, Türkçe, Edebiyat konularını ele alan birçok
ders ve test kitabı hazırladı.
Edebiyat dergilerinde ve seçkilerde şiirleri yayınlandı.
22 Haziran 2025’te vefat etti.
ŞAİRLİĞİM HAKKINDA
Şairliğim doğuştandır diyemem sevgilim;
Sonradan işledi kanıma.
Akılsız değilim, kör değilim;
Daha çocukken gördüm, öğrendim her bir oyunu.
Çektim bunca acı, bunca ayrılık;
Parçalandı etim, kanadı ellerim,
Dile geldi dilim, dedi:
“Şimdi konuşmak zamanıdır, haydi durma”
Ve başladım böylece dökmeye içimi;
Tutsaklığına karşı halkımın
Öfkeli haykırışlar yarattım,
Süslendi savaş ortasında edebiyatım.
Bir dolu özgürlük şarkısına
Yeni dizeler kattım.
5
Ağustos 1985
SÖZÜN DIŞLANDIĞI YERDE
Her noktanın önü kanayan bir ırmak,
Bütün virgüller çağdışı şimdi.
Yürümek adı tarihe karıştı,
Çılgınca koşuyor herkes;
Yüzlerde olmadık maske,
Gizlenemeyen telaş…
Adım başı bir ünleme takılıyorum.
Sözün dışlandığı yerde
Bütün sular birbirine karışıyor.
Hangi ufkun çalsam kapısını,
Dili dönmeyen çocuklar çıkıyor karşıma;
Büyükler akvaryumda balık sanki!
Unutsam gençliğimi;
Çocukluğuma sığınsam, ne fayda!
Çocuklar özgürdür ağlamakta;
Bunca acıyı, bütün kirli şeyleri
Şarap gibi içsek de her gün,
Ağlamak yasak!
Ağlamak yasak, kalbim!
Ağlamak bir garip tuzak, intihara açılan kapı.
Sen ki o derin kuyuya düştün Mayakovski,
Çıkan ses hani!
Şuraya bir gonca gül koysam,
Uzanıp alabilir misiniz siz bezginler?
Tadabilir misiniz bir daha,
Dal üstünde kuş üzümünü?
Her taş sırtını bir dağa yaslarmış;
Sen neye dayansan yıkılıyorsun.
Bütün soruların sorgucu olmak;
Ne güç şey, kalbim!
Yıkayıp bütün kirlileri,
Güneşe asmak en iyisi.
Sevgiyi kartpostallarda arama gençliğim;
Terk edilmiş bu durakta bekleme artık!
1990
/ Yaba Dergisi
KORKULARIN KAR FIRTINASI
Sakın vurmasın kimse
Yıldız uzaklığına vardıkları yeri
Gülümsemeleri takılı kaldı bak
Esiyor işte
Donmuş yüzlerinde kar fırtınası
Bulmuşken tam demini
Evlerinde şenlik
Yarıda kesilemezdi
Son seferinde işin
Giderken süper adım
Çıldırttı onları
Balçığa saplanmak.
Onlar ki
Donmuş sularında balıkken
Gırtlağımızda oltaydı elleri
Kimsesiz bir çocuk düşü gibi korku
Sindi içlerine şimdi
Bunamış gözlerine bakarak
Bu yaşlı erklerin
Sakın vurmasın kimse
Yıldız uzaklığına vardıkları yeri
Gülümsemeleri takılı kaldı bak
Esiyor işte
Donmuş yüzlerinde
Korkuların kar fırtınası
Neylesin yürekleri çıngıraklı yılan
Çorak bozkırların kâhinleri
Neylesin aman neylesin
Henüz bulunmamış ölümlerin çaresi
Çiçekler ele vermedi kendini
1990
/ Edebiyatta Seçki Dergisi





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder