Nuri Bilge Ceylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nuri Bilge Ceylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2026 Pazartesi

Yargıtay, Polat Onat'ın Telif Davasında Nihai Kararını Verdi


YARGITAY, POLAT ONAT'IN TELİF DAVASINDA

NİHAİ KARARINI VERDİ

 

Senaryosu Nuri Bilge Ceylan ve Akın Aksu’ya ait olan, Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği ve Zeyno Film’in yapımcılığını yaptığı “Ahlat Ağacı” filmi 2018’de gösterime girdi. Filmin en dikkat çekici sahnesinde geçen “Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu” bölümünde, yazar Polat Onat’a ait mektubun, Nuri Bilge Ceylan tarafından izinsiz kullanıldığı ortaya çıkmıştı.


Polat Onat’ın kaleme aldığı “Su Katılmamış Taşralı” mektubu, filmde baş karakter Sinan (Doğu Demirkol) ile yazar Süleyman (Serkan Keskin) arasında geçen, meşhur köprü sahnesinde, altı dakika boyunca hararetle tartışılıyordu.


Bunun üzerine yazar Polat Onat, yazdığı mektubun izinsiz kullanıldığı ve telif ücreti ödenmediği gerekçesiyle, filmin yönetmeni ve senaristi Nuri Bilge Ceylan ile filmin yapım şirketi Zeyno Film Şirketi’ne 2018 yılında, 40 bin TL’lik maddi ve manevi tazminat davası açmıştı. Dava,  eserin izinsiz kullanımına dayalı tecavüzün tespiti ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindi.


Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemeleri sürecinde davayı Polat Onat kazanmıştı. Mahkeme, yazar Polat Onat’a ait metnin filmde izinsiz kullanıldığını belirtmiş ve “esere tecavüzün tespitine” kararı vermişti. Eser sahibi olan Polat Onat’a “maddi-manevi tazminat” ödenmesine hükmetmişti. Bunun üzerine Ceylan’ın ve Zeyno Film’in avukatı, sonuca itiraz ederek davayı temyiz için Yargıtay’a taşımıştı.


Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, dava hakkındaki kararını verdi. Yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu ve mevcut kararın onanmasına, oy birliğiyle hükmetti.

 

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava,  eserin izinsiz kullanımına dayalı tecavüzün tespiti ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

 

Görüşlerini sorduğumuz, yazarın avukatı Yasemin Arpa “Sekiz yılı bulan hukuki mücadeleyi kazandıkları için memnun olduğunu, Yargıtay’dan çıkan bu önemli kararın, benzer telif davaları için bir emsal oluşturabilecek nitelikte olduğunu,” belirtti.


Polat Onat ise şunları söyledi: 


“Ben Batman’da yaşayan ve 25 yıldır üreten bir yazarım. Şimdiye dek farklı türlerde, çeşitli yayınevlerince 68 kitabım yayımlandı. Varlık Dergisinde ve Taşra Sempozyumu kitabında yayınladığım ‘Su Katılmamış Taşralı’ başlıklı mektubum, bana sorulmadan, iznim alınmadan, telif ödemesi yapılmadan ‘Ahlat Ağacı’ filminde kullanıldı. Filmi izleyen arkadaşlarım bana bilgi vermeseydi belki bu durumdan haberim bile olmayacaktı. Paradan öte, yönetmenin ve yapımcının, bana ve emeğime yaptığı bu saygısızlıktan dolayı rahatsız oldum ve hukuk mücadelesine giriştim. Yargıtay’dan çıkan nihai sonucu önemli buluyorum. Demek ki taşradaki yazarları dışlayıp yok saymanın, merkez çevrelerde tanınmadıkları için taşralı sanatçıların telif ücretlerinin ve hukuki haklarının görmezden gelinebileceğini düşünmenin belli bir bedeli oluyormuş,” dedi.


https://www.batmantarafsiz.com/batmanli-yazar-polat-onat-dunyaca-unlu-yonetmene-karsi-davayi-kazandi/

 

https://www.batmangazetesi.com.tr/mobil/haber/haber-64423.html

 

https://haberedebiyat.com/yargitay-nuri-bilge-ceylan-hakkindaki-nihai-kararini-verdi/

 

https://www.batmanpetrol.com/yargitaydan-batmanli-yazara-telif-zaferi-37173

 

https://edebiyatburada.com/yargitay-nuri-bilge-ceylan-hakkindaki-nihai-kararini-verdi/

 

https://haberkaygi.com.tr/yargitay-nuri-bilge-ceylan-hakkindaki-nihai-kararini-verdi/

 

https://batmantv.net/yargitay-polat-onatin-telif-hakki-davasinda-yerel-mahkeme-kararini-onadi/

 

https://haberdijital.com.tr/yargitay-nuri-bilge-ceylan-hakkindaki-nihai-kararini-verdi/

 












24 Ocak 2026 Cumartesi

Merkezin Taşraya Bakışı, Taşranın Merkeze Mesafesi / M. Sedat Sert (Şiraze Dergisi - Sayı 33)

Merkezin Taşraya Bakışı, 
Taşranın Merkeze Mesafesi 
M. Sedat Sert 
(Şiraze Dergisi - Sayı 33) 


M. Sedat Sert'in kaleme aldığı, Polat Onat'ın "Taşra Mektubu Olayı" kitabını değerlendirdiği, "Merkezin Taşraya Bakışı, Taşranın Merkeze Mesafesi" yazısı, Şiraze Dergisinin 33. sayısında, Ocak 2026'ya yayınladı.



Merkezin Taşraya Bakışı

Taşranın Merkeze Mesafesi


 M. Sedat Sert

 

Yeni sayımızın dosyası taşra üzerine olunca öncelikle kendi hayat serencamımı düşündüm, ömrümün bu vakte kadarki kısmının -şu an taşra addedilse bile- eski/yeni payitahtlarda geçtiğini fark ettim: Doğduğum şehir Kastamonu, Candaroğulları Beyliği’nin başkenti; üniversiteyi okuduğum ve birkaç yıl çalıştığım şehir Ankara, Türkiye’nin başkenti; yine üç yıla yakın çalıştığım Saraybosna, Bosna Hersek’in başkenti ve şu an rızkımı temin ettiğim şehir Bursa, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti... Bu şehirler kendine has tarihi, geleneği, kültürü olan yerler.

Kastamonu küçük yerdir. Evden çarşıya gidene kadar yol boyunca selamlaşacağınız birçok kişiye denk gelirsiniz. 1990’lı yıllar ve 2000’lerin başı itibariyle şehrin imkânları mahduttu. Ama bu mahdutluk bir mahrumiyet anlamına da gelmiyordu. Zira kanaat ekonomisi o yıllar için geçerliydi ve eldekiyle idare etmek de bugünkü nesil için anlaşılması zor bir meziyetti. Bir şeyin bol olması, ondan bıkmak veya o şeyi israf etmek demek değildir. Bugün gelinen noktada ise doyumsuz ve hep daha fazlasını isteyen bir ruh hâli esir aldı insanları...

Ankara, taşra mıdır yoksa merkez midir, tartışmasına girmeden Ankara’nın hayatımdaki önemine kısaca değineyim: Bir derdim, mefkûrem, gayem varsa bu Ankara’nın sunduğu imkânlar çerçevesinde oldu. Üniversite yıllarımda ve çalışma hayatımda vaktimi doğru yerlerde ve doğru kişilerle geçirmeye gayret ettim. Bu da sonraki yıllar için iyi bir zemin teşkil etti. Ancak bugün benim için Ankara yaşanması zor bir şehir. Yeşilin gölgesinde, mavinin serinliğinde çalışıp dinlenmek varken altta asfalt, yukarıda gri gök, dört yanda beton cazip değil artık.

Şimdi merkezin taşraya bakışını, taşranın merkeze mesafesini iki açıdan ele alabiliriz. Merkezin durumunu bir olay ve kitap üzerinden, taşranın durumunu ise müşahede ve tecrübelerden hareketle irdelemeye çalışacağız.

Merkezin Taşraya Bakışı

Girişte de bahsettiğim üzere dosya için taşra-merkez üzerine araştırma yaparken Polat Onat ismi dikkatimi çekti. Fazlaca kişinin haberdar olmadığını düşündüğüm, bu sebeple de merkezin taşraya bakışını çok iyi temsil eden bu hadiseyi, Polat Onat’ın Taşra Mektubu Olayı adlı kitabından alıntılarla aktarırsam muradım daha sarih bir şekilde anlaşılacaktır.

“2013 yılında Mesut Varlık, Polat Onat’ı, İstanbul’da Kadir Has Üniversitesinde yapılacak ‘Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na davet etmişti. Yazarın kaleme aldığı ‘İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü’ romanı vesilesiyle söyleyeceği sözler olabileceğini ve sempozyumda konuşmacı olarak yer almasını rica etmişti.

Polat Onat, bu daveti kabul etmedi. Ret gerekçelerini de Mesut Varlık’a hitaben yazdığı ‘Taşra Mektubu’nda sıraladı. Mesut Bey, bu mektubu dergide [Varlık] ve sempozyum kitabında [Edebiyatın Taşradan Manifestosu] yayımlamak için Polat Onat’tan izin aldı.

(...)

Söz konusu mektup Nuri Bilge Ceylan’ın, Mayıs 2018’de gösterime giren ‘Ahlat Ağacı’ filminde, yazardan izinsiz olarak kullanılmıştır.

(...)

İki karakter [yazar adayı Sinan ile yazar Süleyman], yürüyüşleri esnasında beş dakikayı aşkın bir süre boyunca ‘Taşra ve Edebiyat Sempozyumuna katılmak istemeyen bir yazarın mektubu’ hakkında konuşuyorlar. Sinan, ‘Su Katılmamış Taşralı’ başlıklı mektupta yazılanları hararetle savunuyor. Yazar Süleyman ise karşıt görüşlerini öne sürüyor ve tartışıyorlar.” (Taşra Mektubu Olayı, s. 11)

Filmi izleyenler kitapçıda başlayıp köprünün üstünde devam eden tartışmayı hatırlayacaklardır. Bu sahnede tartışılan mektupta ne vardı? Kendi taşrasında mutlu olan, etrafta görünür olmak istemeyen, prensip kararları doğrultusunda yaşayan bir yazarın kendince haklı ve mantıklı gerekçelerle sempozyuma katılamayacağını üç maddede sıralamasından ibaret olan mektup, Nuri Bilge Ceylan’ın da dikkatini çekmiş olmalı ki filminde kullanma gereği hissetmiş. Filmin jeneriğinin “Alıntılar ve Edebî Kaynaklar” kısmında Polat Onat’ın isminin geçmesine rağmen mektubun sahibi olan yazardan izin alınıp yazara telif ödenmediği için hâliyle Polat Onat da hukuki hakkını kullanmış ve 2018 yılında dava açmış. Yazar, davanın neticesini ve gerekçesini yine özlü bir şekilde ifade etmiş:

“Davayı kazandım. İlgili mahkeme, şahsıma hem maddi hem de manevi tazminat ödenmesine hükmetti ve gerekçeli kararını açıkladı. Hukuk mücadelemin eninde sonunda başarıyla neticelenmesinden sevinç duyuyorum. Ama buruk bir sevinç... Nedeniyse şu:

Gönül isterdi ki bu somut telif hakkı ihlali sorunu, dava sürecine gerek kalmadan, karşılıklı iyi niyetle, hakkaniyetli bir şekilde çözülebilseydi. Çünkü ‘Taşralı genç bir yazarın yaşadığı sıkıntı ve çıkışsızlıkları’ anlatan önemli bir filmde, ‘Taşralı bir yazarın eserini izinsiz kullanarak hak ihlali yapıldığının’ mahkeme kararıyla ispatlanması, acı bir çelişkiyi ve dahası tuhaf bir ironiyi barındırıyor.

Mahkemenin vermiş olduğu bu adil karar, ünlü metropol yazarlarının eserlerini kullanırken telif hususunda gösterilen titizlik ve hassasiyetin, ünsüz taşra yazarları için de aynen geçerli olması gerektiğini fiilen kanıtladı.” (age., s, 8)

(...)

“Merak ettiğim nokta; söz konusu filmde, Orhan Pamuk, Enis Batur, Murathan Mungan gibi dev yazarlardan birinin yazdığı mektuptan alıntı yapılsaydı ve filmde 6 dakika boyunca tartışılsaydı, o yazardan izin istenir miydi?” (age., s. 17)

Bu can alıcı soru önemli... İlk başlıktaki meramımızı bütün vuzuhuyla ortaya koyan bu bakış açısını Polat Onat’ın yaşadığı süreç üzerinden hatırlamış ve -genelleme yapmadan- merkezin “ünsüz taşra yazarları”na/insanlarına karşı üstten bakan tavrına dikkat çekmiş olduk. Bunu şehrine çağırdığı şair veya yazarın garip ve kaprisli tavırlarına maruz kalanlar da iyi bilir, hatta böyle bir durum başına gelenler “Bunu nereden çağırdım!?” diye hayıflanır. İnsanı makamına ve mekânına göre değerlendiren, insanın fikrini görmezden gelen her türlü kabalık, esasında taşralılığın ta kendisidir!

Taşranın Merkeze Mesafesi

Bir şehirde sıradan işlerin mutat hâle geldiğine, belirli kişilerin temcit pilavı gibi yıllardır aynı konuları bıkmadan anlattığına, dışarıdan gelenlere öcü gibi bakıldığına şahit oluyorsanız orası taşranın göbeğidir ve bu taşralı zihniyet ile mücadele etmek zordur.

“Bu şehirde kimse yok muydu ki dışarıdan birileri geliyor?” diyen bir zihniyet ile o şehrin kalkınması, gelişmesi, ilerlemesi nasıl mümkün olabilir ki? Buna “taşra zihniyeti”, bu zihniyete sahip olanlara da “taşra entelektüeli” deniyor. Kendi dar dünyalarında her gün aynı aleladeliği yaşayıp bundan da bıkmayan, yeni isimlere ve fikirlere mesafeli olanlarla bir şehrin kabuğunu kırması pek mümkün değildir.

Yapılan işlere burun kıvıran, her konuda fikir beyan etmeyi görev edinen, sınır muhafızı gibi gelen gidenlerin çetelesini tutan, posta oturmuş şeyh misali kendini icazet makamında gören, devamlı kendisinden akıl alınmasını bekleyen kişilerin şehre karabasan gibi çöktüğü bir yerde taşradan öteye yol yoktur.

Bu durumun düzelmesi için taşranın dışa açık olması gerekir. Farklı fikirler, yeni insanlar, gerçekleşmemiş hayaller, tükenmemiş umutlar taşrada taze filizlerin yeşermesine vesile olabilir.

Esasında insan, taşrasını da merkezini de kendi eliyle hazırlar, sonra da kendi içinde taşır; nereye gitse o ruh hâli ve zihin yapısı onunla birlikte seyahat eder. Bundan dolayı insan, içindeki taşradan kurtulmalı, dünyayı okumalı ve nitelikli bir çevreyle irtibat kurmalıdır.

Sözlerimi güzelliklere değinerek bitireyim: Her şeye rağmen taşra güzeldir. Bir kasabada gece yarısı gökyüzüne bakınca yıldızların parıltısını görebilirsiniz, bir dağ köyünde ceylanların sekişine şahit olabilirsiniz, bir sahil beldesinde denizin iyotlu kokusunu içinize çekebilirsiniz, ücra bir ilçede serin ağaçların gölgesinde çayınızı yudumlayıp huzur içinde kitap okuyabilirsiniz.

 

            Şiraze Dergisi – Sayı: 33 – Ocak 2026


7 Ocak 2026 Çarşamba

Ahlat Ağacı Filmindeki Polat Onat'ın "Su Katılmamış Taşralı" Mektubu ve Sahnesi (Video)


Ahlat Ağacı Filmindeki
Polat Onat'ın "Su Katılmamış Taşralı"
Mektubu ve Sahnesi

* Nuri Bilge Ceylan'ın "Ahlat Ağacı" filminin jeneriği / 0:04 * Polat Onat 2013'de kaleme aldığı "Taşra Mektubu"nu okuyor / 0:19 * "Ahlat Ağacı" filminde "Taşra Mektubu" sahnesi başlangıcı 8:33 * Mesut Varlık, Nuri Bilge Ceylan'ın filminde izinsiz kullandığı, Polat Onat'ın yazdığı "Taşra Mektubu"nu nasıl keşfettiğini anlatıyor / 10:30 * "Ahlat Ağacı" filmindeki "Taşra Mektubu" sahnesinin kamera arkası görüntüleri / 13:55 NURİ BİLGE CEYLAN'IN AHLAT AĞACI FİLMİNİN TELİF DAVASI HAKKINDA YAZAR POLAT ONAT'IN SON AÇIKLAMASI: #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #mesutvarlık #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #doğudemirkol #serkankeskin

2 Ocak 2026 Cuma

Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı Filminin Telif Davası Sonucunun İlk Açıklanışı- KUTSAL MOTOR KANALI (Video)


Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı Filminin
Telif Davası Sonucunun İlk Açıklanışı
KUTSAL MOTOR KANALI

Nuri Bilge Ceylan'ın "Ahlat Ağacı" filminde, Polat Onat'ın yazdığı "Taşra Mektubu"nu izinsiz kullanması nedeniyle, açılan telif davasının sonucu, ilk kez Kutsal Motor Youtube kanalında açıklandı.

************** 2018’de gösterime giren ve 71. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü için yarışan Ahlat Ağacı filminin en dikkat çekici sahnesinde geçen "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" bölümü aynı yıl davaya konu olmuştu. İlgili metnin daha önce Varlık dergisinin 1271. sayısında ve Edebiyatın Taşradan Mektubu kitabında yayımlanan “Su Katılmamış Taşralı” metni olduğu ortaya çıkmıştı. Ardından eser sahibi Onat, ilgili metnin izinsiz kullandığı gerekçesiyle filmin yönetmeni ve senaristi Nuri Bilge Ceylan ile filmin yapım şirketi Zeyno Film Yapım Şirketi’ne 40 bin TL’lik dava açmıştı. 2018 yılında açılan ve İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava, 13 Aralık 2022’de sonuçlandı. Mahkeme, yazar Polat Onat’a ait metnin filmde izinsiz kullanıldığına ve “esere tecavüzün tespitine” kararı verdi. Mahkeme, eser sahibine “maddi-manevi tazminat” ödenmesine hükmetti. Yazar Polat Onat ve avukatı Yasemin Arpa, konuyla ilgili görüşlerini gerekçeli karar açıklandıktan sonra paylaşacaklarını söyledi. Mahkemeye konu olan “Su Katılmamış Taşralı” metni filmde, baş karakter Sinan’ın (Doğu Demirkol) "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" hakkında bir diğer karakter olan yazar Süleyman (Serkan Keskin) ile arasında geçen diyaloğa konu oluyor. ☆☆☆☆☆☆☆☆☆ #polatonat #sinemaveedebiyat #edebiyat #nuribilgeceylan #ahlatağacı #taşramektubu #sukatılmamıştaşralı #polatonatokurları #polatonatkitaplari #sinemahaberleri #edebiyatvesinema #filmlerdekialıntılar #sinemahaberleri #doğudemirkol #serkankeskin #filmsahneleri

Nuri Bilge Ceylan'a Telif Cezası / TGRT HABER (Video)


Nuri Bilge Ceylan'a Telif Cezası
TGRT HABER

 "Nuri Bilge Ceylan'a Telif Cezası " TGRT Haber - Gece Bülteni ************************* 2018’de gösterime giren ve 71. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü için yarışan Ahlat Ağacı filminin en dikkat çekici sahnesinde geçen "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" bölümü aynı yıl davaya konu olmuştu. İlgili metnin daha önce Varlık dergisinin 1271. sayısında ve Edebiyatın Taşradan Mektubu kitabında yayımlanan “Su Katılmamış Taşralı” metni olduğu ortaya çıkmıştı. Ardından eser sahibi Onat, ilgili metnin izinsiz kullandığı gerekçesiyle filmin yönetmeni ve senaristi Nuri Bilge Ceylan ile filmin yapım şirketi Zeyno Film Yapım Şirketi’ne 40 bin TL’lik dava açmıştı. 2018 yılında açılan ve İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava, 13 Aralık 2022’de sonuçlandı. Mahkeme, yazar Polat Onat’a ait metnin filmde izinsiz kullanıldığına ve “esere tecavüzün tespitine” kararı verdi. Mahkeme, eser sahibine “maddi-manevi tazminat” ödenmesine hükmetti. Yazar Polat Onat ve avukatı Yasemin Arpa, konuyla ilgili görüşlerini gerekçeli karar açıklandıktan sonra paylaşacaklarını söyledi. Mahkemeye konu olan “Su Katılmamış Taşralı” metni filmde, baş karakter Sinan’ın (Doğu Demirkol) "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" hakkında bir diğer karakter olan yazar Süleyman (Serkan Keskin) ile arasında geçen diyaloğa konu oluyor. #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber

Ahlat Ağacı'nda Taşra Mektubu Sahnesi Hakkında Mehmet Açar ve Alin Taşçıyan Yorumu / TRT2 FİLM ARKASI (Video)


Mehmet Açar ve Alin Taşçıyan Yorumu
TRT2 FİLM ARKASI

 9 Mayıs 2019'da TRT2'de Film Arkası programında,

Alin Taşçıyan ve Mehmet Açar, "Ahlat Ağacı" filmindeki "Taşra Mektubu" sahnesini yorumluyor. Baş karakter Sinan’ın (Doğu Demirkol) "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" hakkında, bir diğer karakter olan yazar Süleyman (Serkan Keskin) ile arasında geçen diyalog ele alınıyor. #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber #doğudemirkol #serkankeskin

Nuri Bilge Ceylan, Doğu Demirkol ve Serkan Keskin, Ahlat Ağacı'ndaki Taşra Mektubu Sahnesini Çekiyor (Video)


Nuri Bilge Ceylan, Doğu Demirkol ve Serkan Keskin,
Ahlat Ağacı'ndaki Taşra Mektubu Sahnesini Çekiyor


Yönetmen Nuri Bilge Ceylan "Ahlat Ağacı" filminde, izinsiz alarak haber vermeden kullandığı

Polat Onat'a ait "Taşra Mektubu"nun sahnesindeki çekimin kamera arkası görüntüleri. *********************** #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber #doğudemirkol #serkankeskin

Nuri Bilge Ceylan'a Hiç Yakışmadı! / Ahlat Ağacı Davasının Beklenmeyen Sonucu - MAGAZİN NOTERİ KANALI (Video)


Nuri Bilge Ceylan'a Hiç Yakışmadı!
Ahlat Ağacı Davasının Beklenmeyen Sonucu
MAGAZİN NOTERİ KANALI


"MAGAZİN NOTERİ" YOUTUBE KANALINDA, SEHER KILIÇ ve ALİ EYÜBOĞLU,

"AHLAT AĞACI" FİLMİNİN TELİF DAVASI SONUCUNU YORUMLUYOR. 《》《》《》《》《》《》《》 Nuri Bilge Ceylan'dan Büyük Ayıp! Altın Palmiye Ödüllü Yönetmene Hiç Yakışmadı! Ünlü yönetmen ve senarist Nuri Bilge Ceylan, 2018’de Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye Ödülü” için yarışan “Ahlat Ağacı” filminde kimin eserini izinsiz kullandığı için tazminata mahkum oldu? Başarılı gazeteci Seher Kılıç ve usta yorumcu Ali Eyüboğlu'nun çarpıcı değerlendirmesiyle Türkiye’nin ilk youtube canlı yayın magazin programı Magazin Noteri, haftada iki gün YouTube ekranında izleyicisiyle buluşuyor. ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ #polatonat #sinemaveedebiyat #edebiyat #nuribilgeceylan #ahlatağacı #taşramektubu #sukatılmamıştaşralı #polatonatokurları #polatonatkitaplari #sinemahaberleri #edebiyatvesinema #filmlerdekialıntılar #sinemahaberleri #doğudemirkol #serkankeskin #filmsahneleri #polat

1 Ocak 2026 Perşembe

Nuri Bilge Ceylan İzinsiz Eser Kullanımından Suçlu Bulundu / CUMHURİYET TV - SANAT SEPETİ (Video)


Nuri Bilge Ceylan
İzinsiz Eser Kullanımından
Suçlu Bulundu

CUMHURİYET TV
SANAT SEPETİ

Berrin Karadeniz ve Mehmet S. Aman, Cumhuriyet TV Youtube kanalında, Sanat Sepeti programında, Ahlat Ağacı filmindeki telif davasının sonucunu değerlendiriyor.

#polatonat #sinemaveedebiyat #edebiyat #nuribilgeceylan #ahlatağacı #taşramektubu #sukatılmamıştaşralı #polatonatokurları #polatonatkitaplari #sinemahaberleri #edebiyatvesinema #filmlerdekialıntılar #sinemahaberleri #doğudemirkol #serkankeskin #filmsahneleri #polat

Nuri Bilge Ceylan'ın "Ahlat Ağacı" Filminin Telif Davası Hakkında Yazar Polat Onat'ın Son Açıklaması (Video)


Nuri Bilge Ceylan'ın "Ahlat Ağacı" Filminin
Telif Davası Hakkında Yazar Polat Onat'ın
Son Açıklaması



 "AHLAT AĞACI" DAVASINI KAZANMASI HAKKINDA YAZAR POLAT ONAT'IN AÇIKLAMASI

Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği "Ahlat Ağacı" filminde, yazdığım "Taşra Mektubu"nun bana haber verilmeden, iznim alınmadan ve telif ödemesi yapılmadan kullanılması hakkında 2018 yılında bir dava açtım. Davayı kazandım. Avukatım Yasemin Arpa'yla birlikte yürüttüğümüz dört buçuk yıllık zorlu hukuki mücadelemizin başarıyla neticelenmesinden sevinç duyuyorum. Ama buruk bir sevinç... Nedeniyse şu: Gönül isterdi ki bu somut telif hakkı ihlali sorunu, dava sürecine gerek kalmadan, karşılıklı iyi niyetle, hakkaniyetli bir şekilde çözülebilseydi. Çünkü "Taşralı genç bir yazarın yaşadığı sıkıntı ve çıkışsızlıkları" anlatan önemli bir filmde, "Taşralı bir yazarın eserini izinsiz kullanarak hak ihlali yapıldığının" mahkeme kararıyla ispatlanması, acı bir çelişkiyi ve dahası tuhaf bir ironiyi barındırıyor. Mahkemenin vermiş olduğu bu adil karar, ünlü metropol yazarlarının eserlerini kullanırken telif hususunda gösterilen titizlik ve hassasiyetin, ünsüz taşra yazarları için de aynen geçerli olması gerektiğini fiilen kanıtladı. Bu dava sonucu, dünyaca meşhur ve çok başarılı bir sanatçıyla, kendi taşrasında bile tanınmayan benim gibi başarısızlığa mahkûm bir yazarın, hukuk önünde eşit olduğu gibi oldukça ütopik bir idealin kimi zaman gerçekleşebileceğini ispatlaması yönünden ilginçti. Etik değerleri ve dürüstlüğü sadece üretilen sanat eserlerindeki içeriklerde sergilemekle kalmayıp, günlük hayatımızın içine de yerleştirip, bireysel davranışlarımızda yansıtmamız gerektiğinin çarpıcı bir örneğiyle karşılaştığımız kanaatindeyim. Bariz bir biçimde, eseri izinsiz biçimde kullanılmış benim gibi bir kişinin, hukuk önünde hak arayışına girmesini öfkeyle kınayan, yadırgayan, yönetmenin hayranı olan yüzlerce insanın önyargılı tutumlarına muhatap olmak benim için şaşırtıcı fakat öğretici bir deneyim oldu. Netice itibariyle böylesi tatsız bir olayın öznelerinden birisi olmaktan hoşnut değilim. Süreç dâhilinde böyle bir konumda bulunmaya mecbur kaldım. Fakat en azından Ahlat Ağacı filminde hakkımda iddia edildiği gibi "Toplum önünde konuşmaktan korkan toy bir genç" olmadığımı ortaya koymaktan memnunum. Haklı olduğum bir konuyu, herkes karşı olsa da ısrarla savunmayı, en az, edebiyat alanındaki mutlak sessizlik prensibim kadar değerli kabul ederim. Edebiyat hususunda münzevi bir anlayışı savunan taşralı bir yazarın, telif konusunda mevcut kanuni hakkını aramaktan kaçınacağı ön kabulünün yanlışlığını ispatlayabildiysem ne mutlu bana. POLAT ONAT #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber #nbc #sinema #edebiyatvetaşra

31 Aralık 2025 Çarşamba

Nuri Bilge Ceylan'a Şok Ceza / Polat Onat'a Tazminat Ödeyecek - ARTI TV - HABER AKTÜEL (Video)


Nuri Bilge Ceylan'a Şok Ceza
Polat Onat'a Tazminat Ödeyecek
ARTI TV - HABER AKTÜEL

2018’de gösterime giren ve 71. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü için yarışan Ahlat Ağacı filminin en dikkat çekici sahnesinde geçen "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" bölümü aynı yıl davaya konu olmuştu.

İlgili metnin daha önce Varlık dergisinin 1271. sayısında ve Edebiyatın Taşradan Mektubu kitabında yayımlanan “Su Katılmamış Taşralı” metni olduğu ortaya çıkmıştı. Ardından eser sahibi Onat, ilgili metnin izinsiz kullandığı gerekçesiyle filmin yönetmeni ve senaristi Nuri Bilge Ceylan ile filmin yapım şirketi Zeyno Film Yapım Şirketi’ne 40 bin TL’lik dava açmıştı. 2018 yılında açılan ve İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava, 13 Aralık 2022’de sonuçlandı. Mahkeme, yazar Polat Onat’a ait metnin filmde izinsiz kullanıldığına ve “esere tecavüzün tespitine” kararı verdi. Mahkeme, eser sahibine “maddi-manevi tazminat” ödenmesine hükmetti. Yazar Polat Onat ve avukatı Yasemin Arpa, konuyla ilgili görüşlerini gerekçeli karar açıklandıktan sonra paylaşacaklarını söyledi. Mahkemeye konu olan “Su Katılmamış Taşralı” metni filmde, baş karakter Sinan’ın (Doğu Demirkol) "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" hakkında bir diğer karakter olan yazar Süleyman (Serkan Keskin) ile arasında geçen diyaloğa konu oluyor. #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber

Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı Filmindeki Polat Onat Etkisi / Burhan İlkılıç - Tufan Şimşekcan 2019 (Video)


Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı Filmindeki
Polat Onat Etkisi
Burhan İlkılıç - Tufan Şimşekcan
2019

Burhan İLKILIÇ ve Tufan ŞİMŞEKCAN 13 Temmuz 2019 tarihli videoda "Ahlat Ağacı" film okuması yaparken, Yazar Süleyman ile Sinan'ın meşhur sahnesindeki, Polat Onat etkisinden bahsediyor. *********************** #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber #doğudemirkol #serkankeskin

Ahlat Ağacı Filmi Davasını Polat Onat'ın Kazanması Hakkındaki Bazı Haberler (Video)


Ahlat Ağacı Filmi Davasını Polat Onat'ın Kazanması
Hakkındaki Bazı Haberler

2018’de gösterime giren ve 71. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü için yarışan Ahlat Ağacı filminin en dikkat çekici sahnesinde geçen "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" bölümü aynı yıl davaya konu olmuştu.

İlgili metnin daha önce Varlık dergisinin 1271. sayısında ve Edebiyatın Taşradan Mektubu kitabında yayımlanan “Su Katılmamış Taşralı” metni olduğu ortaya çıkmıştı. Ardından eser sahibi Onat, ilgili metnin izinsiz kullandığı gerekçesiyle filmin yönetmeni ve senaristi Nuri Bilge Ceylan ile filmin yapım şirketi Zeyno Film Yapım Şirketi’ne 40 bin TL’lik dava açmıştı. 2018 yılında açılan ve İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava, 13 Aralık 2022’de sonuçlandı. Mahkeme, yazar Polat Onat’a ait metnin filmde izinsiz kullanıldığına ve “esere tecavüzün tespitine” kararı verdi. Mahkeme, eser sahibine “maddi-manevi tazminat” ödenmesine hükmetti. Yazar Polat Onat ve avukatı Yasemin Arpa, konuyla ilgili görüşlerini gerekçeli karar açıklandıktan sonra paylaşacaklarını söyledi. Mahkemeye konu olan “Su Katılmamış Taşralı” metni filmde, baş karakter Sinan’ın (Doğu Demirkol) "Taşra ve Edebiyat Sempozyumu’na katılmak istemeyen bir yazarın mektubu" hakkında bir diğer karakter olan yazar Süleyman (Serkan Keskin) ile arasında geçen diyaloğa konu oluyor. #ahlatağacı #nuribilgeceylan #film #taşramektubu #kameraarkası #polat #polatonat #polatonatkitaplari #taşra #taşrasempozyumu #edebiyatıntaşradanmanifestosu #sukatılmamıştaşralı #telifhakkı #haber