bugün kıyamet günü kimse farkında değil
yapışkan bir sıcak kaplamış ortalığı
eskici sessizce geziyor el arabasıyla
güvercin uçuruyor iki delikanlı
dondurmasını yalıyor sevimli çocuk
asıyor çamaşırları yeni gelin balkonda
araba hızla geçiyor sokaktan
bahçede toprağı eşeliyor tavuklar
sallanarak uzaklaşıyor berduşun biri.
oturduğu bankta tüm bunları
gülümseyerek izleyen yaşlı bilge,
terini siliyor elinin tersiyle
ve hızla kararan ufka bakarak
uzun zamandır seni bekliyorduk, diyor
hoş geldin ey kıyamet günü
ey kıyamet günü hoş geldin. POLAT ONAT İhtiyarın Vefatı, 2011, sayfa: 47
Iğdır'da yaşayan Semire Artan'ın başına gelenleri kısaca anlatan bu haberi okuyunca epeyce şaşırdım ve üzüldüm. Doğrusu bu ya, inanamadım. Bir film senaryosu, ya da roman olarak bu haberdeki olayla karşılaşsam "Yahu, akıl var mantık var, amma saçma metin..." deyip geçerdim. Ama hayatın gerçekleri her zaman kurgunun önüne geçiyor. Biz de farkına varmadan okuyoruz ve unutmaya devam ediyoruz. Unutmaktır hayatı çekilebilir kılan belki de.