Batman Sanat Tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Batman Sanat Tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2026 Perşembe

İpucu / Sandy Rustin / Tek Perde Oyun / Erzurum Devlet Tiyatrosu - Batman Ahmet Güneştekin Kültür Merkezi (Video)


İpucu / Sandy Rustin /
Tek Perde Oyun / Erzurum Devlet Tiyatrosu
(Batman Ahmet Güneştekin Kültür Merkezi)

Sandy Rustin'in yazdığı "İpucu" adlı, absürt komedi polisiye tarzındaki, tek perdelik oyun, Erzurum Devlet Tiyatrosu ekibi tarafından, Batman Ahmet Güneştekin Kültür Merkezinde 11 Mart 2026 tarihinde sahnelendi.
 

16 Kasım 2013 Cumartesi

Batman Sanat Tiyatrosu'ndan Nitelikli Bir Çalışma: Ada



BATMAN SANAT TİYATROSU'NDAN 
NİTELİKLİ BİR ÇALIŞMA: ADA

     Hapishane hikayelerini ve filmlerini çok severim. Neden mi severim? Bana özgürlüğün tadını anımsattığı, hürriyetin güzelliğini duyumsattığı için severim. Bir nimetin güzelliğini kavrayabilmemiz, onun yokluğunun şiddetini kavrayabilmekle oluyor, kanısındayım. 7.sezonunu yaşayan Batman Sanat Tiyatrosu (BST) seyirciyle buluşturduğu  "Ada" adlı oyunuyla bahsettiğim hususta bir tefekküre dalabilme olanağı sunan bir çalışma kotarmış.

     Malumunuz, kasım ayındayız. Havalar soğuk, mesai yoğunluğunu yaşayanlar, kolay beri sıcak evlerinden çıkmak istemiyor. Ben de başta biraz tereddüt etsem bile, hanemizin "İç İşleri Bakanı"nı da razı ederek, çocukları komşuya bıraktıktan sonra, tiyatroya doğru beraberce yollandık. İyi ki çocukları evde bırakmışız. Çünkü oyun esnasında, yanında çocuklarını da getiren bir ailenin meydana getirdiği kargaşa ve gürültüye şahit olunca isabetli bir kararda bulunduğumuza kanaat getirdim.

     Aklımdayken öncelikle şu eleştiriyi getireyim: Mail adresime gelen, tiyatro oyununun tanıtım metninde büyük bir sıkıntı var. Nedeni de, bu tanıtım metni bütün oyunu baştan sona tüm yönleriyle özetlemiş. Neredeyse oyunu izlemeye gerek bırakmayacak tarzda hikayenin tüm boyutlarını ayrıntısıyla aktarmış. Bence bu yanlış bir promosyon yöntemi. Tanıtım metinleri kısa ve öz olup, merak ögesini canlandıran bir yapıda olmalı, diye düşünüyorum.  

     John (Yunus Emre Sönmez) ve Winston (Ahmet Seven) bir "Ada"da hapishanede aynı hücrede kalan iki mahkumdur. Hapisliği paylaşan bu iki mahkumun dokunaklı hikayesi kendini ilgiyle izletiyor. Oyunun ilk başlarında oyuncuların konuşmalarını anlamakta biraz zorlandım. Bazı bölümlerde fazla ön plana çıkan müzikler oyuncuların seslerini boğuyor ve konuşulanları anlamamızı güçleştiriyor.

     Başlarda John'u canlandıran Yunus Emre Sönmez'in oyunculuk performansı rolünün de etkisiyle daha ön plana çıkıyor. Özellikle "Hayali Telefon Konuşması" monoloğu bölümünde, Sönmez etkileyici bir performans sunuyor. Ama ilerleyen kısımlarda Winston rolündeki Ahmet Seven sazı eline alıyor ve hoş bir oyunculuk şovu ortaya koyuyor.   

     Oyunda, tiyatronun olmazsa olmazlarından küçük bir sahne kazası da yaşandı. Winston'un John'u tekerlikli bir demir su kazanının içinde hücrenin çevresinde dolaştırdığı sırada, John rolündeki oyuncu yanlışlıkla yere düştü. Bazı münasebetsiz seyirciler de bu duruma kahkahalarla güldüler. Düşen oyuncu gözle görülür şekilde panikledi ve utandı. Ama Winston rolündeki tecrübeli Ahmet Seven, hiç bozuntuya vermeden doğallıkla rolüne devam etti. Ve bu sayede, oyun kısa sürede normal seyrine döndü.

     Sonlara doğru senaryo metninin de güçlü etkisiyle heyecan dozu yükseliyor ve ritm artıyor. Winston'un dönüşüm ve değişimi etkili şekilde duyumsatılıyor. Ama bence final sahnesi biraz daha çarpıcı ve vurucu şekilde, daha dramatik duyumsatılabilirdi. 

     Ancak genel olarak söylersem, salondan memnun ayrıldığımı ifade edebilirim. Bu vesileyle bu güzel çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ve tüm Batmanlı tiyatroseverlere "Ada"yı izlemelerini tavsiye ederek yazımı bitireyim.

          POLAT ONAT / 16 Kasım 2013    

7 Mart 2013 Perşembe

Batman Sanat Tiyatrosu'ndan (BST) Mütevazı Bir Hezimet: Adaptasyon



   Haftasonu şehirde dolaşırken, Batman'ın her yanına asılmış afişlerle haberdar oldum "Adaptasyon" adlı oyundan. Batman Sanat Tiyatrosu, yıllardan beri oldukça güzel çalışmalara imza atmış bir ekip. BST'nin bu yeni oyununun prömiyerine gitmeyi planladım.

   Oyun başlamadan on dakika önce salona vardığımda, bilet satan kişiye önlerden bir bilet istediğimi söyledim. Bana "Elimizde sadece iki tane bilet kaldı." diye cevap verdi. Hemen kalan biletlerden birini 5 lira ödeyerek aldım. Oyuna böylesine yoğun ilgi olmasından memnuniyet duydum doğrusu. Tüm koltuklar doluydu, hatta bazı izleyiciler taburelerde oturuyordu.

   Oyun başlamadan hemen önce, bu çalışmayı yazan ve yöneten Ahmet Seven kısa ve anlamlı bir konuşma yaptı. Ben bu arada dekoru inceledim, gördüğüm kadarıyla hakikaten emek verilmiş ve hoş bir dekor ortaya konmuş. Bu tarz bir organizasyon için görkemli sayılabilecek bir prodüksiyonla karşılaştığımı gözlemlediğimi ifade etmem gerekiyor. Bu hususta emeği geçenlere teşekkür etmek gerek.

   Oyun başladığında biraz şaşırdım. Karanlık bir ışık altında tuhaf bir giriş yapıldı oyuncularca. İlk on beş dakika bu atmosferde geçti. Hatta, önümdeki sıradaki koltukta oturan bir gencin yanındaki arkadaşının kulağına "Bu ne abi! Korku filmine mi geldik?" diye fısıldadığını duydum. Sonrasında metnin elverdiği ölçüde atmosferde bir genişleme oldu, ferahlık hissedildi. Yer yer bazı izleyicilerin komik bulduğu sahneler oluştu.

  Açıkçası bunca kalabalık bir salonda, bir komedi oyununun, bunca az kahkahayla karşılaşması, bence en hafif tabiriyle "mütevazı bir hezimet" olarak algılanabilir. İzleyicilerin yüzünü şöyle bir incelediğimde, kahkahayı bir tarafa koydum, tebessüm edenlerin bile azınlıkta kaldığını gördüm. 

   Haklarını yememek lazım. Oyuncuların ciddi bir emek verdiğini ve önemli bir performans gösterdiklerini söylemem gerekiyor. Ancak bu iyi niyetli çaba, oyun metninin parıltı içermemesi, ince ve düşünmeye dayalı espri içermemesi nedeniyle güme gidiyor. Kimi nispeten kaba şakalarla, izleyicisini memnun etmeye çalışıyor. Seyirciden en çok olumlu tepki alındığı bölümler ise, karikatürize edilmiş bazı tiplemelerin aşırı tepkimelerinden oluşan tuhaf davranışlarının oluşturduğu anlık komikliklerden ibaret. 

 "Adaptasyon" adlı bu çalışma, daha inceltilmiş ve rafine bir mizahı seven birisi olarak bana pek hitap etmedi. Ancak bu yetenekli, dahası yürekten bir performans ortaya koyan ekibin ileride daha önemli işlere imza atacağına inandığımı son söz olarak söylemek isterim.   

3 Kasım 2012 Cumartesi

Batman Sanat Tiyatrosu'ndan Etkileyici Bir Oyun: Maskeliler


   Dün okul çıkışı, yorgun argın eve gittim. Yemekten sonra, televizyon karşısında uyuklayarak istirahat etmeye niyetliydim ki, mail adresime gelmiş olan, Batman Sanat Tiyatrosu'nun yeni oyunu olan "Maskeliler"in tanıtım mesajına rastladım. İlgimi çekti ve gitmeye karar verdim. Aynı grubun, birkaç ay önce gördüğüm "Deliriyoruz" adlı komedi oyunu pek hoşuma gitmemişti. Ancak bunda en büyük etken, benim komedi türünü pek sevmeyişim olabilir.

   "Maskeliler" oyunu ise daha başlangıcında insanı içine alan bir atmosferde açılıyor zaten. Dekorlar, ışık, müzik gibi teknik detaylar oldukça başarılı. Psikolojik derinliğini yavaş yavaş ortaya koyan Ilan Hatsor'un yazdığı senaryo, merak ögesini sonuna dek diri tutmaya vesile olacak bir kurguyla kotarılmış. Oyunculuklarda ise gerek Caner Turan'ın, gerek Salih Demir'in performansı hoştu doğrusu. Yer yer abartıya kaçan jest ve mimikler göze çarpsa bile, bu olumsuzluk, seyir zevkini zedeleyici, dolayısıyla da rahatsızlık verici bir boyutta değildi.

   Yönetmen ve aynı zamanda başrol oyuncusu Ahmet Seven'e ayrı bir paragraf açmakta fayda var. Oldukça etkili bir oyunculuk ortaya koyduğu şüphe götürmez. Oyunda canlandırdığı karakterin çelişkilerini, psikolojik gelgitlerini incelikle ortaya koymuş. Ancak bence Ahmet Seven'in en güçlü özelliği sesini kullanmaktaki, yönlendirmekteki şaşırtıcı başarısı. Aktör, iletmek istediği duygu nüanslarını, sesinin perdeleriyle oynamak vasıtayla daha net belirginleştiriyor kanısındayım.

   Filistin'de yaşanan insanlık dramına, toplumsal ve siyasal bakımdan çok, daha dar açıdan, psikolojik ve sosyolojik yönden yaklaşan bu ilginç oyun tiyatro meraklılarını memnun edecek kalitedeydi fikrini taşıyorum. 

  Ancak seyirci sayısı bence azdı. Böylesine emek mahsulü, kalburüstü bir çalışmanın, daha çok izleyiciye ulaşmasını arzu ederdim doğrusu. Bundan sonraki gösterimlerde umarım bu dileğim gerçekleşir. Herkese tavsiye ederim.