Yüz Kelime Tek Cümle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüz Kelime Tek Cümle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Kendi Düşüncemin Ne Olduğunu Nasıl Keşfediyorum?


Kendi Düşüncemin Ne Olduğunu
Nasıl Keşfediyorum?
          
            Çoğu kavramsal konuda şahsi düşüncemin fikri sınırlarını net olarak bilemiyorum ve bu durumda, karşıt görüşlü bir arkadaşla yapacağım hararetli bir polemik, her şeyden öte kendi düşüncemin genel çerçevesini daha somut şekilde keşfetmemi sağlıyor sanki, yani kısacası birisiyle o konuyu tartışmadan, o konu hakkında ne düşündüğüm hususunda kendim de tam olarak emin olamıyorum ve bu bahsettiğim olgunun toplumdaki bireylerin genelinde görüldüğü iddiasının doğruluğu hakkında epeyce güçlü bir kanaatim var.
Yüz Kelime Tek Cümle-17
POLAT ONAT


1 Şubat 2015 Pazar

Yalanlara Karşı Hassasiyetim Neden Arttı?

 

Yalanlara Karşı Hassasiyetim Neden Arttı?
                                                            
            Bir yalanı insanların gözünde güçlendirmenin, yani gerçek sanılmasını sağlamanın en etkili yolu, belirli periyotlarla benzer yalanlarla, kimi zaman da kendi içinde çelişen ifadelerle desteklemektir, diye aklıma geldi ve sonra, yakın zamanda yalana karşı olan bu hassasiyetimin artmasının temel nedeninin, etik kaygılarımdaki gelişimden değil de, kendi ilkesel değerlerime karşı söylenen sistemli yalanlara karşı olan tepkimden kaynaklandığını kendi kendime itiraf edip, bu durumdan büyük bir utanç duydum.
 
Yüz Kelime Tek Cümle-16
POLAT ONAT

3 Aralık 2014 Çarşamba

Bilgili Sahafları Neden Sevmiyorum?



Bilgili Sahafları Neden Sevmiyorum?
 
            Bilgili ve kültürlü insanları her zaman sevmişimdir ancak bunun bir istisnası var, bilgili ve kültürlü sahafları hiç sevmiyorum, çünkü kendini yetiştirmiş ve kitaptan anlayan sahaflar sattıkları kitapların değerini iyi bildikleri için, kıymetli ve nadir kitapları satarken fazla ücret talep ediyorlar, oysa bazen cahil ve bilgisiz sahaflara rastladığımda son derece kıymetli, imzalı, eski bir kitabı, karalanmış ve yıpranmış gerekçesiyle gazete fiyatına sudan ucuza sattıklarında, o kitabı ellerinden çıkardıkları için sevinç duyduklarını görüyorum ve ben de tarihsel değere sahip nadir bir eseri yok pahasına satın aldığım için mutlulukla eve dönüyorum.
 
Yüz Kelime Tek Cümle-15
POLAT ONAT


22 Kasım 2014 Cumartesi

Nelere Kafa Yormalıyız?

 
Nelere Kafa Yormalıyız?

            Hayattaki değiştiremeyeceğimiz binlerce global soruna kafa yormak doğal olarak, sınırlı enerjimizi boşa harcamamıza yol açabilir, dolayısıyla yetki ve müdahale alanımızın dışındaki mevzulara odaklanmak kanımca zararlı olmasa bile büyük olasılıkla gereksizdir ve değiştirebileceğimiz sorun odakları hakkında fikir üretmemek ise kabahat, hatta acımasızlıktır diye düşünseydim, bu söylediğimi şöyle bir örnekle somutlamak mümkün olurdu, bir ilkokul öğretmeninin, ülkenin eğitim politikalarındaki devasa çıkmazlara kafa yormasındansa, kendi görevini oluşturan, sınıfındaki öğrencilerine en mükemmel eğitimi vermek için kafa yorması daha verimli çalışmasına vesile olur büyük olasılıkla, neticede elbette bu bir karakter ve tercih meselesidir, kimi şahıslar idealizmi tercih eder, kimisi pragmatizmi benimser, kimisi realizmi ve çok az bir kısmı da nihilizmi.
 
Yüz Kelime Tek Cümle-14
POLAT ONAT

8 Kasım 2014 Cumartesi

Okurun Sevmediği Kitabı Yarıda Bırakma Hakkı Var Mıdır?




Okurun Sevmediği Kitabı 
Yarıda Bırakma Hakkı Var Mıdır?


            Böylesi bir sorunun, sadece sürükleyici kitapların okunmaya değer olduğu gibi  savunulması zor bir varsayımdan hareketle ortaya atıldığını savlamak zor olmasa bile, okur elbette sevmediği kitabın tamamını okumamakta özgürdür, ancak tamamını okumadığı bir kitabı sevip sevmeyeceğini kesin olarak bilemeyeceği için, yarım bıraktığı o kitap hakkında okurun net görüş bildirmesi de yanlış olur, çünkü kimi kitaplardaki kurgusal yapının giriftliği nedeniyle, eserin sonlarında yazarın bilinçli olarak geç sunduğu kimi değişik şaşırtmacalı bilgilerle kitabın tamamı aniden bambaşka bir yörüngeye oturup, derin anlamsal değişim ve başkalaşımları barındırarak okuruna ani şoklar yaşatabilir, yani kısacası kitapları, sanki tadılması gereken bir yiyecekmiş gibi değerlendiremeyiz, birkaç lokma yemek suretiyle tabaktaki yemeğin tamamı hakkında kesin kanaat sahibi olabiliriz, fakat birkaç sayfasını okumakla bir kitabın estetik ve sanatsal değeri hakkında kesin kanaate sahip olamayız, hatta belki iddialı bir söylem olacak ama üç yüz sayfalık bir kitabın iki yüz doksan beş sayfasını okusak, sadece son beş sayfasını okumasak bile o eser hakkında kesinleşmiş yorumlarımızı bildirmemizin yeterince doğru olmadığı kanaatindeyim.

Yüz Kelime Tek Cümle-13
POLAT ONAT

7 Ekim 2014 Salı

Bayram Kimin İçin Ne İfade Eder?


Bayram Kimin İçin Ne İfade Eder?


            Bayramların, ülkemiz sosyokültürel yapısı açısından ele alırsak hemen her zaman sevinç, mutluluk ve umut çağrıştırdığını varsayabilirsek de, özellikle kurban bayramları hayvan yetiştiricileri ve kasaplar açısından parayı, küçük afacanlar açısından şekeri, yemeğe düşkün kişiler açısından kavurmayı ve baklavayı, tatil yapmaya meraklı şahıslar açısından güzel bir otelde vakit geçirmeyi, gurbetteki çoğu öğrenci ve asker için yolculuk sonucunda sevdiklerine kavuşmayı, devlet memurları için işe gitmemeyi, şoförler açısından ise fazla mesai yapmayı simgelese de, esas vurgulanması gereken nokta, bayram sabahlarının mutlu çocuklar için sevincin doruğu, yalnız ihtiyarlar için hicranın zirvesi olduğudur.

Yüz Kelime Tek Cümle-12
POLAT ONAT

3 Ekim 2014 Cuma

Suskunluk Ne Zaman Dikkat Çeker?


Suskunluk Ne Zaman Dikkat Çeker?



            Bir şeyleri ifade etme arzusunun konuşma isteğini tetiklemediği durumlarda içsel bir tepkiyle bürünülen suskunluk hali, bu vaziyeti sergileyen kişi yeterince ilgi ve dikkat çekici bir karakter taşımıyorsa, yani ruhsal olgunluğunu dışa yansıtıcı bir ışığa sahip değilse kimsenin umurunda olmayabilir, ancak bahsedilen şahsın tek kişinin bile algı süzgecine takılması, etkilenen kişide derin bir hissiyat meydana getirmişse, bireyin mevcut davranışsal sürecinde köklü değişikliklere sebep olabilir, ama tüm bunlara rağmen, insanın, artık hiçbir şey söylemeyeceğini ifade etmek için bile bir şeyler söylemek zorunda olması hakikaten epeyce tuhaf.

Yüz Kelime Tek Cümle-11
POLAT ONAT

28 Eylül 2014 Pazar

Gökyüzünü Nasıl Daha Mavi Görürdüm?


Gökyüzünü Nasıl Daha Mavi Görürdüm?


            Şimdi aktaracağım şeyi tamamen tüm benliğimle içselleştirip uygulayabilsem şüphesiz gökyüzünü şu anda algıladığımdan daha mavi görürdüm ve bakış açım berraklaşıp parlaklaşırdı, ancak sürekli ilginç olmaya çalışan ifadeler yazmak ve söylemek zorundaymışım gibi hareket ettiğimden, gerçeklikleri sahip oldukları saf yalınlıklarıyla algılayabilmem gittikçe imkansızlaşıyor ve bu tuhaf hissiyatımı bile, şimdiki gibi böylesine acayip bir ifadeyle açığa vurmam, deminden beri yakındığım bu acıklı durumumdan kurtulmamın bizatihi ne kadar olanaksız olduğunu şüphe barındırmayacak denli açıkça ortaya koyuyor.

Yüz Kelime Tek Cümle-10
POLAT ONAT

20 Eylül 2014 Cumartesi

Nedenli Sıkıntı Mı Daha İyidir Nedensiz Sıkıntı Mı?



Nedenli Sıkıntı Mı Daha İyidir 
Nedensiz Sıkıntı Mı?


            Bazen canım çok sıkıldığında kendi kendime, on yıl sonra bu sıkıntılı anlarımı parlak bir mutluluk tablosu olarak hasretle hatırlayacağımı anımsatarak ciddi teselli buluyorum ancak, on yıl sonrasında sıkıldığımda bu sefer nasıl teselli bulacağımı net olarak bilemiyorum ve bazen ruhuma nedensiz bir sıkıntı çöreklendiğinde, eğer tercih şansım olsaydı, belli bir sebebi olan sıkıntıyı, nedensiz bir sıkıntıya rahatlıkla tercih edeceğimi, çünkü sebebini bilmediğim bir şeyi atlatmanın, nedenini bildiğim bir şeyi atlatmaktan çok daha zor olduğunu tahmin ediyorum ve sonuç olarak böylesine yoğun bir zihinsel faaliyet esnasında da sıkıntım telaşlı bir kuş gibi uçup gidiyor.

Yüz Kelime Tek Cümle-9
POLAT ONAT

13 Eylül 2014 Cumartesi

Başarı Nerede Aranmalı?


Başarı Nerede Aranmalı?



            Nasıl herkesi kendinden daha başarılı olarak algılamak bir tutarsızlıksa, aynı şekilde bütün insanları kendinden daha başarısız olarak telakki etmek  de bir dengesizlik olduğundan ve hiç kimse aynı konularda aynı başarıyı göstermek zorunda olmadığından, dahası başarının kapasiteler dahilinde göreceli algılanması nedeniyle, ayrıca çoğu zaman başarılı gibi gözükmek başarılı olmanın mühim bir ön koşulu hüviyetini taşıdığından, mutlak başarı hususunda daha baştan pes etsem bile, hayatım boyunca birçok konuda biraz başarılı olmanın ve hiçbir konuda çok başarılı olamamanın derin sancısını çektiğimden, başarıyı yalnızca kendi ruh dünyamdaki dengelerde aramam gerektiği kanısına kesin olarak vardım.

Yüz Kelime Tek Cümle-8
POLAT ONAT

7 Eylül 2014 Pazar

Mutluluk Nedir?


Mutluluk Nedir?

      Mutluluk nedir diye kendi kendime sorduğum zaman, oynadığı balonun peşinde neşeyle koşan çocuğumun oyununa katılarak sevincine ortak olmak mı, yoksa balonu kovalayan çocuğumun fotoğrafını çekip Facebook'ta paylaşarak gelen beğenilerin sayısıyla ilgilenmek mi olduğunu, ya da okuduğum muazzam bir aforizmayı dikkatle düşünüp hayatıma uygulama yollarını heyecanla belirlemek mi, yoksa o hikmetli sözü 140 karaktere sığdırarak Twitter'da  paylaşıp gelen yorumların miktarıyla heyecan duymak mı olduğunu, veyahut ailece yaptığımız hafta sonu pikniği esnasında, güneşin harikulade bir manzara oluşturarak batışını sevdiklerimle beraber huzurla ve tefekkürle izlemek mi, yoksa alelacele çalıştırdığım kamera ile çektiğim bu gün batımı videosunu Youtube'da paylaşıp, klibin izlenme sayısıyla övünmek mi gerçek mutluluktur, doğru cevabı, uygulayacak irademiz olmasa bile, hepimiz çok iyi biliyoruz.

Yüz Kelime Tek Cümle-7
POLAT ONAT

17 Ağustos 2014 Pazar

Yaşamak Mı Öncelikli Hatırlamak Mı?


Yaşamak Mı Öncelikli Hatırlamak Mı?

            Hayatımız belli bir yörüngede ilerlerken, içinde bulunduğumuz şartlar ve idrak ettiğimiz olaylar mevcut zaman ekseninde hızla geçip giderken, yaşadığımız kader çizgisinde başımıza gelen durumların mahiyeti, bizim onu idrak ediş perspektifimizle birebir bağlantılı olması hususiyetiyle, zihnimizde vakit geçtikçe oluşan anıların tortusu, yılların meydana getirdiği sisli belirsizliklerle, yaşadığımız olayların gerçek mahiyetinden bambaşka, hatta tamamen zıt görüntülere dönüşebilir ve işte ancak bu tuhaf gerçeği tamamen kavrayınca naif bir kanaatle ama yeni tecrübelerin ışığında kırılganlığını muhafaza edecek bir bilgi kristalinin parlaklığıyla düşünmeye başlarım yoksa hatırlamak yaşamaktan çok daha önemli mi acaba diye, ince belli bardaktaki soğumaya yüz tutmuş çayımı yudumlarken.

Yüz Kelime Tek Cümle-6
POLAT ONAT

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Yollarda Neler Görebiliriz?


Yollarda Neler Görebiliriz?


            İnsan hayatının tamamının, geniş perspektiften bakarsak büyük bir yolculuk olduğunu varsayabiliriz ve buradan hareketle, yollarda göreceğimiz şeylerin bakış açımızla ve dikkat düzeyimizle alakalı olacağını öne sürebilirsek, herkesin aynı manzaraya baktığında farklı görüntüler algılayabileceği çıkarsamasında bulunabiliriz, nihayetinde tüm yollarda, kahverengi taşların kıpırtısızlığını, bulutların sakin dağınıklığını, annesinin elini tutmuş çocuğun güvenini, gökyüzünün maviliğini yırtan bir kuşu, sabitliğin yalnızlığını sırtlamış bir ağacı, gelip geçiciliği anımsatan tekerlek izlerini, rüzgâra kapılıp havada savrulan kurumuş yaprakları, uzak dağların eteklerine kurulmuş kasabalardaki evlerin solgun ışıklarını, terkedilmiş ıssız benzin istasyonlarını, yolunu kaybetmiş yavru bir tilkiyi, hiç kimsenin ilgisini çekmeyen paslanmış reklam tabelalarını görebiliriz elbette, fakat bunun tek şartı var: tamamen kör olmamak.

Yüz Kelime Tek Cümle-5
POLAT ONAT

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Kimden Korkmalıyız?




Kimden Korkmalıyız?

            Korkunun gittikçe ciddi oranda, toplumsal hususlarda itaat oluşturucu mahiyette ön plana çıkan bir argüman olarak kullanılmaya başlandığı günümüzde, bireylerin ilkeli ve kişilik sahibi davranışlarda bulunma ihtimalinin giderek azaldığı ve en temel haklarının bile çiğnenebileceği çekincesi taşıyan kişilerin devasa zulümleri bile gönül rahatlığı ile görmezden gelebileceği gerçeği, vicdanlardaki suskunlaşmanın belki kaba bir açıklamasını teşkil edebilir gibi gözüküyor, ancak şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, ne zalim yöneticilerden, ne hain düşmanlardan, ne vahşi hayvanlardan, ne ruhani varlıklardan, ne ölümden, ne hapsedilmekten, ne zulümden, ne işkenceden korkmamak gerektiğini kendi kendime düşünürken, kimden korkmalıyız sorusuna verilecek en gerçekçi cevabı küçük bir çocuğun bile kolayca bileceğini şaşkınlıkla fark ediyorum, Allah'tan başka kimseden korkmadığıma kendi ruhumu şahit tutarken.

Yüz Kelime Tek Cümle-4
POLAT ONAT

20 Temmuz 2014 Pazar

Öldüğünüz Zaman Kim Ne Kadar Üzülecek?


Öldüğünüz Zaman Kim Ne Kadar Üzülecek?


            İnsanın vadesi tükenince, ecel soğuk yüzünü gösterdiğinde, vefatının sonrasında kimin ne kadar üzüleceği mevzusu hiçbir önem arz etmese bile, birey ölümü kendisine uzak telakki ettiği vakitlerde kendi cenazesini hayal etmeye kalkarsa fark edecektir ki, ölüm haberi, onun adını duymamış ve yüzünü görmemiş kişiler için bir karıncanın ölümünden farksız, adını duymuş ama yüzünü görmemiş kişiler için birkaç dakikalık şaşkınlıktan ibaret, hem adını duymuş hem yüzünü görmüş kişiler için birkaç saatlik yüzeysel tefekkür kaynağı, eski arkadaş ve uzak akrabaları için birkaç günlük hafif üzüntü sebebi, samimi dostları ve yakın akrabaları için birkaç haftalık psikolojik sarsıntı ve travma nedeni, ailesi için ise birkaç aylık ruhsal şok ve ağır depresyon sebebinden ibaret, yazık ki sonrası uzun beyaz bir unutuş.

Yüz Kelime Tek Cümle-3
POLAT ONAT

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Zihinsel Atmosferimizi Kısırlaştıran Nedir?


Zihinsel Atmosferimizi Kısırlaştıran Nedir?

            Kolay tüketmeye, hemen anlamaya, anlamlandırdığını ise içselleştirmemeye odaklanmış, yaşadığı çağın getirisi olan konforu, hem fiziksel hem zihinsel açıdan bir tembellik vasıtası olarak kullanmaya alıştırılmış, kendi haricindeki yaşamları popüler medya kültürünün dayatmasıyla kurgusal bir yapaylık çerçevesinde algılayan, geçmişimizin toplum hayatındaki hoş yansımalarını içeren naif sevgi ve samimi saygıyı bir nostalji ögesi olarak anlamlandıran, kendisini gerçekleştirmeye adadığı hedeflerini ve hayallerini özgün kişiliğinin parıltılarıyla değil, yakınlarının gerçekleştiremediği sosyal beklentilerin donmuş ve tamamen matlaşmış yansımalarıyla tanımlayan, gerektiği zaman ve ihtiyaç dahilinde konu çerçevesinde paylaşılan detaylı, dahası bilgece ifadelerin yerine, kısa ve öz ama içi boş, hiç susmayan, sürekli zırvalayarak gevezelik etmekten haz alan anlayışın muazzam yaygınlaşması nedeniyle kısırlaşıyor zihinsel atmosferimiz.

Yüz Kelime Tek Cümle-2
POLAT ONAT

18 Temmuz 2014 Cuma

İsrail'in Zulmüne Karşı Ne Yaptım?





            Masum Filistinlilere yapılan bu orantısız şiddet ve küçücük çocuklara reva görülen iğrenç vahşetin, eninde sonunda İsrailli zalimlere ve onların gönüllü destekçilerine geri döneceğine olan inancım ve güvenim, beni tüm bu yaşanan katliamlara karşı dua kılıcına sarılmaya davet ediyor, aktif sabır mülahazası çerçevesinde her şeyi gören ve duyan Yüce Rabbime iltica edip, zulümlerini artırarak sürdüren tüm köpekleşmiş zalimlere karşı, Alemlerin Rabbi Yaratıcımızın "Kahhar" ve "Cebbar" ismi şerifleri ile muamelede bulunmasını niyaz ediyorum, küçük kahverengi seccademin üzerinde zavallı ellerimi dua için kaldırmış, ağlamaya çalışarak ama bir türlü ağlayamayarak kurumuş gözyaşlarım ve kararmaya yüz tutmuş riyakâr kalbimle ben.


Yüz Kelime Tek Cümle-1
POLAT ONAT