4 Şubat 2026 Çarşamba

“İnternetin Silindiği Gün” Yaşanacaklar / İlkay Coşkun - Kültür Ajanda Dergisi

“İnternetin Silindiği Gün” Yaşanacaklar 
İlkay Coşkun 
Kültür Ajanda Dergisi

“İnternetin Silindiği Gün” Yazar Polat Onat'ın toplamda altmış ikinci, roman olarak da on dördüncü kitabıdır. Q Yayınları etiketiyle Ocak 2025'te ilk baskısıyla okurlarıyla buluşturulmuş. Eser; karton kapak ciltli, üç yüz altmış sekiz sayfa hacmindedir. Roman, internetin silindiği tasavvurunun ilk günüyle başlayıp yedinci günde sonlanmaktadır. Yedi ana bölüm ve alt bölümleriyle birlikte on sekiz başlıkta romanın kurgulanmış olduğunu görmekteyiz. Yirmi sekiz bölümün içerisinde, İstanbul, Ankara, Batman başta olmak üzere, Diyarbakır, Elazığ, Malatya ve Kayseri'deki internetsiz haller de işlenmektedir. Ayrıca romanda geriye doğru zaman atlamalarında da bulunulmaktadır. Bu zaman atlamalarıyla, internetin olduğu zamanlar da anlatımlara dâhil edilmektedir. Mesela “Bir Yıl Önce Ankara”, “Altı Ay Önce Ankara” konu başlıklarında olduğu gibi.

 

Kitabın içeriğine çok fazla girmeden, kitap hakkında etraflıca bir değini de bulunmak istiyorum izninizle. Yazar, bu kitabını iki bin yirmi dörtte aramızdan ayrılan -Polat Onat Bey’in kayınpederi de olan- Yazar Abdurrahman Fırat’a ithaf etmiş olduğunu anlıyoruz. Merhum Abdurrahman Fırat’ın “Hayat Romana Benzemez” ve “Hayat Bana Çok Şey Öğretti” isimlerinde iki kitabı bulunmaktadır. Ayrıca  fantastik bilimkurgu kitaplarıyla tanınan Yazar Stephen King'in anlamlı bir sözüyle kitaba girizgâh yapılmaktadır. “İnsanlar hep başlarına gelen kötü şeyler için sebep arar. Ama bazen sebep yoktur”

 

İnternetin silinmesiyle beraber dijital bir kıyamet oluşur. Bu kıyamet medeniyetleri yok edecek şiddettedir. Eş zamanlı olarak bütün dijital ağlar, kendi kendini kopyalayan milyonlarca silici virüs ile yok edilir. Güncelleme yapılan ve yakın zamanda çevrimiçi olmuş dünyadaki tüm elektronik cihazlar tamir olmayacak şekilde bozulur. Tablet, telefon ve sosyal medya bağlantıları kesilir. Tüm elektronik ve elektrikli cihazlar bozucu etkiye maruz kalır. Elektronik kilit sistemi komple zarar görür. Doğalgaz, elektrik kesilerek, metro ve tramvay çalışmayacak konuma gelir vs.

 

Bunlardan başka yaşanabilecek diğer öngörüler de şu şekildedir. Dünyada kısa vadede milyonlarca insanın ölümüyle beraber, dünya çapında bir kargaşa oluşacaktır. Suların akmaması, otoritenin ve güvenliğin kalmaması, kanunların uygulanamaması, yağma, keşmekeşlik, kargaşa, yıkım vs. Bütün insanlarda katıksız bir depresyon hali de cabası. Uzun vadede insanlık Orta Çağ karanlığına dönecektir.

 

Peki, olumlu hiç bir şey olmayacak mı? Az da olsa olacak elbet. Bunlardaki tasavvur da şu şekildedir; Mesela bu kıyamet halinde, hayvanlar daha az etkilenirler. Hatta evcil hayvanlar bu bahaneyle özgürlüklerine kavuşmuşlardır. Sigara üretiminin sonlanmasından dolayı sigara içilmemeye başlanmıştır. Kaosu Önleme Merkezleri gibi yeni meslekler doğmaya başlamıştır şeklinde bir liste yapabiliriz. Bunlar gibi her sonun ardında yaşanabilecek yeni başlangıçlar da kendisini göstermektedir. İnsanlık adına umudu diri tutma ve yeni başlangıçlara kapıları aralayan çabalar şeklinde sıralamalar yapabiliriz.

 

Genelde modernleşme, küreselleşme ve batılılaşma, özelde internet, sosyal medya; avantajlarıyla olduğu kadar olumsuzluklarıyla da hayatımızda yerini aldı maalesef. Daha çok hazcı, behemî anlayışları besleyen ve büyüten bir alan olarak da işlevini sürdürmektedir. Bu araçlar vasıtasıyla insanlık, dünyanın kirlerini daha da çok yüreğine değdirmektedir. Bir de üstüne üstlük bu kötülüklerle mücadele edecek erke ve felsefeye de mesafeli durmaya başladık. Eski günahların gölgesinin uzun olacağı gibi bağımlılık ve tektipleşme hallerini büyüttük de büyüttük maalesef. Ne hatıra biriktirme güzelliği kaldı ne de harcanan zamanın tesbihini çektiğimiz hatırlayışlar. Yine de yeni gelişmelere önyargıda bulunmamak, insafsız yergi ve temelsiz övgülere tevessül etmemek gerekiyor. İnternetin imkânlarından faydalanmak olmalı ama bir dirhem bal için bir çuval keçiboynuzu yeme zahmetinde de bulunmamamız gerekiyor. Bize sunulan her bir şeyi hayatın her alanının teksifi noktasında görmememiz, gerekli durumda da aksülamel duruşlarımızı sergilememiz gerekiyor.

 

Biz yine romana dönecek olursak; Roman kahraman ve karakterlerine bir göz atalım. “Yetkin, Harun, Hülya, Zühal, Salih ve Şeniz” başta olmak üzere, “Burhan, Huriye, Cavit, Yalçın, Veli Ağabey, Bekir, Jale, Belkıs, Yakup, Muhsin, Cevahir, Turgut, Raziye Hanım, yaşlı Harun, Özcan, Yüzbaşı Lokman” gibi bizden dediğimiz başka isimlerle de karşılaşmaktayız.

 

Romanda altını çizdiğim bazı bölümleri paylaşmak istiyorum izninizle. “Hiçbir balon sonsuza dek şişmez. Bir yerden sonra muhakkak patlayacaktır.” (s. 16), “Gerçek iletişim, insanların birbirinin gözlerine bakarak söylediği sözlerle şekillenir.” (s. 18), “Kocaman bir depodaki suyun içine her saniye kendini kopyalama özelliği olan öldürücü bir zehir atarsanız, depodaki su sonsuza dek içilmez hale gelecektir.” (s. 25), “Teknolojisiz de internetsiz de bir yaşantı ve toplumsal hayat elbette mümkün. Yeter ki insanoğlu, ruhundaki o saf mücadele gücünün ışıltısını koruyabilsin.” (s. 367)

 

Fantastik ve heyecan unsurlarıyla birlikte bir gençlik romanı okudum. 50-100 yıl veya daha da kısa bir zaman sonrasını, ülkemiz örneğiyle dünyanın internet ve teknoloji noktasında gelebileceği nokta trajik bir şekilde işlenmiş gözüküyor. Ve yaşanabilecek zor şartlar vurgusuyla bir şamar gibi sillesini savurmaktadır. İnternetin olmaması ve internetin silinmesiyle doğabilecek olumsuzluklar, dünya ile hayatların arasını fazlasıyla açmışa benziyor.  İnsanlığın bu kadar varlık içinde dünyadan hep bir şeyler çalma ve mükemmele ulaşma çabalarına şahitlik ediyor. Bütün bunların yanında insanların çok şeyinin eksik olduğunu, daha çok da kadim medeniyete ulaşamamış olduğunun hissini uyandırıyor. İyi okumalar dilerim.

 

İlkay Coşkun

02.03.2025

  

https://kulturajanda.com.tr/?magazine=OILgjn3SSgkpmAH2O4dk

https://ilkaycoskun.blogspot.com/2025/03/internetin-silindigi-gun.html?m=1 

 


Polat Onat’tan Edebiyatın Ciddi Yüzüne Komik Bir Müdahale: Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler / İlkay Coşkun

Polat Onat’tan Edebiyatın Ciddi Yüzüne Komik Bir Müdahale: 
Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler 
İlkay Coşkun

 

 “Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler” Yazar Polat Onat'ın 2024 yılında Kent Kitap etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu bilmece türündeki eseridir. Beş bölümde tasniflenmiş yazılar, yüz yetmiş sayfa hacmindedir. Bin üç yüz kırk (1340) şair ve yazara birer esprili bilmece ile yer verilmiştir. Yazar, oğlu Said Fazıl ile beraber futbol maçı izlerken aralarında yaptıkları bir espri üzerine bu kitabı yazma fikrinin doğduğunu öğreniyoruz. Bölüm başlıkları şu şekildedir. "Ünlü Yabancı Şair ve Yazarlar", "Ünlü Yerli Şair ve Yazarlar", "Edebiyatımızın 'En'leri", "Günümüz Şairleri", "Günümüz Yazarları" şeklindedir.

 

Mizahi esprilerde, “Hafız-ı Şirazî, Feridüddin Attâr, Ömer Hayyam, Rimbaud, Neruda, Eliot, Jules Verne, Fyodor Dostoyevski, Gogol, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet, Orhan Veli Kanık, Sezai Karakoç, Orhan Pamuk" gibi birçok şair ve yazar ile karşılaşıyoruz. Yazarın bu kitabı yazarken, kurgularken özellikle gençleri eğlendirmeyi ve verilen bilgi kırıntılarıyla gençleri eğitmeği de amaçladığını anlıyoruz. Yazar ve şair soy ismi veya isminin çağrıştırdığı, daha çok akla ilk gelen espriyle konu ele alınmaktadır. Bir cümlelik bu anlatımlarda şair ve yazarın nereli olduğu, en bilinen yapıtı gibi kısa bilgilerle de karşılaşıyoruz.

 

Bazı örneklemelerle, anlatımı daha da netleştirelim. "Üç oktavlık sese sahip, pazıları gelişmiş Meksikalı şair: Octavio Paz", "Eliyle ot toplayan, TSE onaylı İngiliz Şair: T.S. Eliot", "Diyarbakır Hani kökenli İrlandalı Şair: Seamus Heaney", "Şiirlerinde Ahmed Arif'ten etkilenmiş Rus kadın Şair: Anna Ahmatova", "İlahi komedya yazarı, dantel sevdalısı, İtalyan Şair: Dante", "Bazen bir günün asra bedel olabileceğini savunan Kırgızistanlı yazar: Cengiz Aytmatov", "Adı "bayat et" skandalına karışmış Fransız yazar: Albert Bayet", "Böcek olmayı inanılır kılan, kafa karıştırıcı Çekyalı yazar: Franz Kafka", "Max dondurmayı çok seven Alman komünist yazar: Karl Marx", "Bulantı yazarı, varoluşçuluğun mucidi Fransız yazar: Jean Paul Sartre", "Eşi Emine'nin zoruyla yazdığı söylenen Fransız yazar: Emile Zola", "Adının telaffuz edilmesi en riskli Alman yazar: Goethe", "Ariston markasından vazgeçemeyen antik Yunan filozofu: Aristoteles" Bunlar, Cengiz Aytmatov hariç yabancı şair ve yazarlardan seçtiğim örneklerdir. Bu örneklerde olduğu gibi, kimilerine göre sıradan tanımlamalar olarak görülebilir ama işin eğlenceli boyutunu ve temel bazı bilgilerle eğlenerek, özellikle gençler için öğretilmesinin kıymetini görmek gerekiyor. Bir de bin üç yüz kırk şair ve yazarın derlenmesi, her yazar ve şaire bilmecelerle zaman ayırarak yer verilmesi ne büyük bir emek siz tasavvur ediniz artık.

 

Türk ve bizim coğrafyamızdan, medeniyetimizden verilen örneklere bir bakalım. "Soyadındaki bir harfi atan, ikinci yeni şairimiz: Cemal Süreya", "En çapkın halk sairimiz: Karacaoğlan", "Tutunamadığı için sık sık düşen yazarımız: Oğuz Atay", Üvey babalardan nefret etmeyi sağlayan yazarımız: Kemalettin Tuğcu", "Karabibik sözcüğünü dilimize kazandıran yazarımız: Nabizade Nazım", "YouTube fenomeni sanılmaktan usanan, etkili, üretken yazarımız: Enis Batur", "Telefonla arandığında gülmeye başlayan, fotoğraf sanatçısı yazarımız: Ara Güler" Bunlarla beraber kitabın 'en'ler bölümünde, benim hakkımda şu bilmeceyi kurgulamış yazar. "Ocak ayında doğmuş, en coşkulu yazarımız: İlkay Coşkun" Şair yazar arkadaşlarımdan Mustafa Nurullah Celep, Yusuf Bal ve Volkan Hacıoğlu hocam şu şekilde anlatılmış; "Kasaplık hayvan ticaretiyle uğraşan şairimiz: Mustafa Nurullah Celep", "En tatlı dilli şairimiz: Yusuf Bal", "Hacı kurasında adı çıkmış, talihli şairimiz: Volkan Hacıoğlu" Son birkaç örnekle, örneklendirmeleri nihayetlendirelim. Yazar kendisini, soy ismindeki On-at ifadesinden hareketle bilmeceyi şu şekilde oluşturmuş. "Bir deste kısrak sahibi yazarımız: Polat Onat" "Adı ve soyadını orijinal bir espri üretmek epeyce zor olan yazarımız: Selim S. Hacısalihzade" Bir nevi bu tanımlamayla dahi boş geçilmemiş ve böylelikle bir bilmece oluşturulmuş. 1340.ıcı son bilmece ise şu şekildedir. "Kitabımızı artık bitirmemiz gerektiği konusunda bize mesaj veren yazarımız: Hanefi Yeter"

 

Şairler ve yazarlar ne kadar üne ulaşsalar da insandırlar. Tapma ve tabulaştırma sakilliğine düşmemek gerekir. Ciddiyetin yanında espri, mizah da hayatımızın güzel bir parçasıdır. Bu eserde de yerli ve yabancı değerler bir araya getirilmektedir. Burada olduğu gibi böyle sosyolojik birliktelikler birbirini emzire emzire büyütmektedir. Burada yer alan şairleri, yazarları tanıyan ve bunlar hakkında malumat edinenler, bunun benzeri esprileri üretebilir ve elbette daha farklı bilmeceler kurgulayabilirler. Bunlara sadece Polat Onat’ın bakışı ve tarzı diyebiliriz. Gerek kitap kapağı görseli gerek esprili bilmeceler gerekse de bilgi kırıntılarıyla beraber üretken yazar Polat Onat'ın edebiyat trüğüne bir tuğla daha koymuş olduğunu görüyoruz. Yazar Polat Onat bu üretkenlikle, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın edebiyatımıza kazandırdığı yüzün üzerindeki eser de olduğu gibi ulaşacağı kitap sayılarını bulacağını umut ediyorum. Kitap arka kapak yazısında dendiği gibi çok gayretli, on beygir gücünde, ince mizah anlayışlı kıymetli Yazar Polat Onat'tan okunacak, heyecan ve zevk duyulacak güzel bilmeceler okuyacaksınız. İyi okumalar.

 

 

İlkay Coşkun

29.08.2024

 

https://www.edebiyatdefteri.com/231408-unlu-yazarlarla-ilgili-tuhaf-bilmeceler/

 

https://ilkaycoskun.blogspot.com/2024/08/unlu-yazarlarla-ilgili-tuhaf-bilmeceler.html

 

https://www.haberlotus.com/polat-onattan-edebiyatin-ciddi-yuzune-komik-bir-mudahale-unlu-yazarlarla-ilgili-tuhaf-bilmeceler/

 

https://1000kitap.com/gonderi/250588250?oku=1&hl=

Nasrettin Hoca Matbaada (Video)


Nasrettin Hoca Matbaada (Video)

 "NASRETTİN HOCA FIKRALARININ ARDINDAN NELER YAŞANDI?"

@polat.onat 'ın kaleminden... @kentkardes kalitesiyle... Neşeyle ve tebessümle okunacak bir kitap... ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆ Nasrettin Hoca fıkraları harika bir içeriği bünyesinde taşıyor. Bu nedenle de halk arasında asırlardır anlatılıyor. Yüzlerce defa kitapları çıkıyor. Karikatürlere, resimlere, çizgi filmlere, belgesellere konu oluyor. Ne kadar da bereketli bir kültür kaynağı. Ben bu kitabı yazarken şöyle bir fikirden yola çıktım: "Meşhur Nasrettin Hoca fıkralarının hemen ardından acaba hangi olaylar yaşanmıştır?" Bu çalışmamda Nasrettin Hoca fıkralarında anlatılan olayların sonundaki komik kısım geçtikten sonra neler olduğuyla ilgili muhtemel senaryolar uydurdum. En az sekiz defa gülme garantili bir okuma serüveni vaat ediyorum sizlere.
#polatonat #polatonatkitaplari #polatonatokurları #kentkardeş #nasrettinhoca #nasrettinhocafıkraları #nasrettinhocafıkralarınınardındanneleryaşandı #çocukkitabıönerisi #yenikitap #kitaptavsiyesi #çocukkitapları #kitapkurdu #okuma #bookstagramturkey #komedikitapları #çocuklarakitap #okudumbitti #okumak #eğlencelikitaplar #evdekalkitapoku #nasrettin #nasreddinhoca #nasreddinhocafıkraları #instabooks #komikkitaplar