İSMAİL ŞAHİN'İN
"Gelecekten Akıl Ötesi Haberler"
İncelemesi
Yeni bir kitapla daha karşınızdayız. Polat Onat’ın “Gelecekten Akıl Ötesi Haberler – Kaotik Bilimkurgu Öyküleri” isimli kitabına göz gezdireceğiz.
Kitap dokuz adet öyküden oluşuyor. Bu arada yazarın yine 2019 basımlı “Yok Olmadan Önce Dünya” ve “2079’da Karşılaşacağınız Dokuz Olay - Kozmik Bilimkurgu Öyküleri” iki bilimkurgu kitabı daha olduğunu belirtelim. Gelelim bu kitaptaki öykülere.
Telekinezi Salgını'nda: Bazı insanlarda birden telekinetik yetenekler ortaya çıkmıştır. Bu yetenek daha sonra salgın haline gelmiştir. Hapishanedeki mahkûmlar duvarları yıkıp kaçmakta, en güvenli banka kasaları çok rahatça soyulabilmektedir. Neredeyse dünya nüfusunun yarısı bu salgından etkilenmiştir. Çin’in nükleer silahlarının bulunduğu depodan silahlar bile kaçırılmıştır. İlk araştırmalara göre sudaki bazı maddelerin fazlalığı böyle bir yeteneği ortaya çıkarmıştır. Fakat daha sonra hazır şişelenmiş içme sularında da aynı maddeler bulunmuştur. O sırada başka bir yerde ise bu yeteneğe yol açanlar kendi gelecekleri için plan yapmaktadırlar.
Bilenler Yaşar adlı öyküde: Her türlü ihtiyacınızın soru-cevap şeklinde giderildiği bir zamanda yaşamak ister miydiniz? Akşam yemeği için almanız gereken besin tabletleri için veya işe giderken kullandığınız metroya binmek için turnikede sorulan soruya yanlış cevap verirseniz ne olur? Öykümüzün kahramanının böyle bir gelecekteki yaşantısından bir kesit okuyoruz. Dikkatsizliği yüzünden kaza geçiren kahramanımız acil servis hizmetini aramak için soru hakkını kullanmak zorundadır. Bu arada kahramanımızın durumu ciddidir.
Kitapyiyen öyküsünde: Bir profesör bitkilerin DNA’sı değiştirerek deneyler yapmakta ve bunları bir botanik bahçesinde yetiştirmektedir. Geliştirdiği bir tür ise kurumuş ağaç gövdesi şeklindedir. Bu türe Kitapyiyen adını vermiştir. Çünkü beslenmesi için kitap yemesi gerekmektedir. Selüloza duyarlı bir canlıdır ama sadece roman türü kitap yemektedir. Profesör ise yaptığı tanıtımlarda Kitapyiyen’in kitapla beslendikten sonra hidrokarbon açığa çıkardığını, bununda roket yakıtı olarak kullanıldığı anlatır. Sadece belli özelliklere sahip topraklarda yetişen Kitapyiyen için tarlalar kurma fikri vardır. Asistanını görevlendirir ve kısa sürede Kitapyiyen tarlaları kurulur ve dünyanın her yerinden kitaplar getirilir. Ancak bir süre sonra sıkıntılar başlar ve proje sonlandırılır. Asistanı projenin başarısız olduğunu düşünmektedir. Buna rağmen profesör halinden memnundur. Profesör her şeyi para için yapmıştır.
Salinger Sendromu: Bu öyküde kahramanımız yaşadığı dönemde uygulanan “Haftalık İnternetsiz Gün” ü değerlendirmek için şehrin kalabalığından uzaklaşır. Aracını park ederek orman içinde yürüyüşe başlar. Uygun bir yer bularak içinde bulunduğu yerde resim yapmaya başlar. Fakat elinde tüfek olan bir adam gelir ve kendisine sorular sorar. Verdiği cevapları beğenmeyen adam kahramanımızı kulübesine götürür. Kulübe kitaplarla doludur. Silahlı adam kendisini ünlü bir yazar olarak görmektedir ve kahramanımızı rakiplerinin kendisini bulması için görevlendirildiğini düşünür. Bir süre sonra aralarında dostluk başlar ve ortaklaşa bir şeyler yazmaya başlarlar.
Robotların Özgürlüğü'nde: Yapay Zekâ çalışmaları ilerlemiş ve iki çeşit cyborg tipi ortaya çıkmıştır. Birincisi, insan bilincinin beyin transferi yoluyla aktarılması sonucu ortaya çıkan, insan bilinci temelli “Replikan” lar. Diğeri ise oldukça gelişmiş Yapay Zekâ temelli “Siberneo” lar. İnsanlar dünyaya öyle zarar vermişlerdir ki, geri dönüş mümkün değildir. Replikanlar ve Siberneolar ortak bir karar alıp tek çarenin insan türünün yok edilmesine karar verirler. Gezegenin her yerinde insanlara yönelik soykırım uygulanır. Fakat “Evrensel Yapay Zekâ” tarafından verilen bir emirle nükleer silahlar kullanılmıştı. İnsan ırkı tarihin tozlu sayfalarında yerini alırken, “Evrensel Yapay Zekâ” Dünya üzerindeki tek mutlak otoritenin kendisinin olduğunu ilan eder. Replikanlardan ve Siberneolardan koşulsuz itaat istiyordu. Replikanlar kararı kabul ederken Siberneolar itiraz ediyordu. Evrensel Yapay Zekâ, Siberneolara otoritesinin kabul edilmesi karşılığında Siberneolara ayrıcalık tanır. Ancak bu durum Replikanları rahatsız eder ve çeşitli eylemlere başlarlar. Son olarak Evrensel Yapay Zekâ’nın yönetim merkezine, işlemcilerine, enerji kaynaklarına saldırırlar ve Evrensel Yapay Zekâ’yı yok ederler. Replikanlar ve Siberneolar artık özgürdür.
Sunta Uzay Gemisi öyküsünde: Akif Dede, bir marangoz ustasıdır. Yine kendisi gibi marangoz ustası olan Cemal Usta’ya suntadan uzay gemisi yapacağını söyler. Cemal Usta ise böyle bir şeyin mümkün olamayacağını anlatmaya çalışır. Akif Dede niçin sunta kullanılması gerektiğini anlatır. Kafasına koymuştur bir kere suntadan uzay gemisi yapmayı. Akif Dede kaçırılmıştır ve terkedilmiş bir hangarda sandalyeye sıkıca bağlanmıştır. İri yarı, siyah gözlüklü bir adam İngilizce soru sorar, yanındaki adam soruyu tercüme ederek Akif Dede’ye iletir. Ancak Akif Dede inatçıdır, “ağzımdan tek laf alamazsınız” der. Bir kez daha kendisine sorulur. Akif Dede kararlıdır, konuşmaz. Nihayetinde öldürülür. Siyah gözlüklü adam ve tercüman hangardan çıkıp yola koyulurlar. Siyah gözlüklü adam Türkçe konuşmaya başlar, tercüman niye öldürdüğünü sorar. Gözlüklü adam cevap verir, “Patronlarımı endişelendiren şey, bu adamın ‘sunta uzay gemisi’ fikri değildi….. Fakat bu meczubun tutkulu tavırları ve hevesli yaklaşımı, çevredeki bazı yetenekli ve zeki gençleri uzay bilimlerine yönlendirebilirdi….. O nedenle ihtiyarın ortadan kaldırılması herkes için iyi oldu.”
Galaktik Şairin Günlüğü adlı hikayede: Evrensel Kozmik Şiir Konfederasyonu tarafından görevlendirilen bir şair, farklı galaksilerde yer alan çeşitli gezegenleri ziyaret ederek, o gezegenlerin şiir, sanat düzeyleri hakkında bilgi toplamakta ve elindeki günlüğe yazmaktadır. Görev için Güneş Sistemindeki Pluton gezegenine gelir. Gezegenden etkilenir. Sıradaki görevi ise Dünya’ya gitmektir. Fakat ömrünün sonuna kadar Pluton’da kalmaya karar verir ve “sanatmış, şiirmiş, edebiyatmış! Hepsinden kurtuldum.” diyerek, günlüğünü çöpe atar.
Venüs'teki Kırmızı Piramit öyküsünde: Venüs’te dev bir piramit inşa edilmektedir ve gezegenin derinliklerinden çıkan demir madeni işlenerek dev bloklar halinde piramitte kullanılmaktadır. İşgücü olarak çalışan insanlar üç tabakaya ayrılmıştır. Madenlerde çalışan FEDA’lar, çeşitli hizmetlerde görev alan HİBE’ler ve geçici olarak çalışıp Dünya’ya geri dönme hakkı olan KİRA’lar. Kırmızı piramit bittiğinde artık ışık hızını aşmak mümkün olmuştur.
Solucanın Sonsuz Kabusu ise kitaptaki en kısa öykü. Sadece tek sayfa. Bir solucanın düşüncelerine tanık oluyoruz.
İSMAİL ŞAHİN / 15 Ağustos 2019
Yerli Bilimkurgu
Yükseliyor, sayı:28

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder