14 Şubat 2018 Çarşamba

13 Şubat 2018 Salı

Gelecekte Türkiye, Polat Onat Adını Daha Sık ve Daha Çok Duyacak / Ahmet Küçükbaş


Polat Onat’ın 
Kurtalan Ekspresi’nde 
Tuhaf Bir Yolculuk’u

            Âdetimdir: Elime aldığım kitabın önce ön sonra arka kapağını incelerim. Daha sonra da kitabın ikinci ve dördüncü sayfasındaki bilgileri gözden geçiririm. Kim yazmış, yazarın başka kitapları var mı, nerede basılmış, kapağını kim tasarlamış bunları incelerim. 

            Kitap 80 sayfa. Kapakta “Otobiyografik Roman” yazıyor. Kısalığına bakarak uzun bir hikâye mi diye kararsız kaldık ama sonunda roman olduğunda karar kıldık. 

            Yazarı kitaplarından tanıyoruz. Çocuk kitapları, deneme türü kitaplarını ve bundan önceki romanlarını okuduk. Şiirlerinden bazılarını da okuduk. Yazar olarak nasıl biri ile karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Polat Onat’ın ilk göz ağrısı her ne kadar biz anlayamasak da şiirdir. Şiirleri edebi dergilerde yer almış, yarışmalarda ödüller kazanmış bir şairdir. Şairlerden de sözcükleri iyi kullanmaları beklenebilir. Bu yüzden kitabı ağır ağır sindire sindire okuduk. Bazı cümlelerin altını çizdik. 

            Yazar insanların şiir serüvenini şu cümlelerle anlatıyor: “Sonra hayatın zoraki sürüklemeleri neticesinde şiirin beyhude lanetinden kaçış, rutinin sakin sıradanlığına sığınış. Şiir insanı yorar, acımasız bir cendereye sokar heveslilerini. Yıllar sonra ise ‘Ben de yazmıştım bir zamanlar…’ muhabbetleri ile sona erer bu serüven.” Böyle cümleler kurabilen biri roman veya öykü yerine niye müşterisi az olan şiirde ısrar eder?

            Yaz romanını herkes okusun. Ama… Ama lütfen yazdıkları “İntihar Etmiş Bir Taşra Berberinin Şiir Kitabı ve Önsözü” gibi olmasın. 

            Yazarın görmeye gittiği ve görüştüğü Fazıl Hüsnü Dağlarca da benimle aynı görüşteymiş. Usta şair onun bir öykü denemesini dinledikten sonra ona “Bak bunu beğendim işte,” diyor ve “Senin yeteneğin düz yazı üzerine… Deneme ve eleştiri dalında edebiyatımıza kazandırabileceğin şeyler olabilir. Zaten memlekette şairden bol bir şey yok. Edebiyat çevrelerinin eleştirmene ihtiyacı had safhada… Düz yazıya yoğunlaş sen.” diye nesri tavsiye ediyor. 

            Şiir konusunda kendimi yetersiz bulduğum için fikir beyan etmekten kaçınırım. Ama büyük şair de söylediyse yazar bu öneriyi ciddiye almalıdır. 

            Şairliği boşa mı gitsin?
            El cevap: Şiir yeteneğinin romancılığına faydası olur, zararı olmaz.
           
            Yazar daha pek genç. Yaşına göre kendini çok geliştirmiş. Son bir yılda peşi peşine birçok kitabı yayınlandı. Bu kitabı da Şubat 2018 baskılı. Gerçekten de dumanı üzerinde bir eser. Bir kitabı ilk defa basıldıktan bu kadar kısa sürede okuyorum. Ömrümüz olursa ondan çok daha güzel romanlar okuyacağız.
           

            Gelecekte Türkiye, Polat Onat adını daha sık ve daha çok duyacak.


                     Ahmet Küçükbaş / Sinop

6 Şubat 2018 Salı

Volkan Hacıoğlu Aksi Sanat Sitesinde Şiir Kitaplarını Değerlendiriyor


VOLKAN HACIOĞLU AKSİ SANAT SİTESİNDE ŞİİR KİTAPLARINI DEĞERLENDİRİYOR

 “ŞİİRİN DİP SULARINDA”

 Maksim Gorki’nin “Benim Üniversitelerim,” demesi gibi, okurlar da “Benim şairlerim,” “Benim kitaplarım,” diyebilmeli. Okumalarımdan bende kalanların yer aldığı kitaplar ve şairler arasında şiire ilişkin düşüncelerimi başka okurlarla paylaşıyorum. “Şiirin Dip Sularında,” değerli şair ve çevirmen Sait Maden’in “–Neydi bu sözcük? –Acı!” dizeleri ile biten bir şiirinin başlığı. Böylece kendisini de saygıyla anmış oluyoruz. İsimlerin sıralaması tamamen tesadüfî, bu nedenle numara vermedim. Kendi okumalarıma göre belirlediğim bu liste elbette “mümkün olan dünyalar” içinde ihtimallerden sadece biri. 
Öyleyse yeni okumalara başlamanın zamanı…
  
2017’de OKUDUĞUM ŞİİR KİTAPLARI ÜZERİNE KISA ŞİİRSEL DEĞERLENDİRMELER

Polat Onat, 2017’nin en üretken yazarları arasında yer aldı. Şair, 2009’da yayımlanan ilk kitabı “Son,” 2011’de “İhtiyarın Vefatı”nın ardından, birçok farklı edebî türlerde kitaplar yayımladıktan sonra, üçüncü şiir kitabı “Karanlık Kahvaltı” şiir dünyasındaki okurlarının
özlemini gideriyor.
2017 İsmet Kemal Karadayı Şiir Ödülü’nü alan “Karanlık Kahvaltı” adlı dosyasındaki şiirler Onat’ın olgunluk döneminin verimleri arasında sayılmalı.
“Kurtalan Ekspresinde Tuhaf Bir Yolculuk” (Kent Kitap) adlı otobiyografik romanı ‘Dağlarca’yı Görmeye Gitmek’ alt başlığını taşıyor. 90’lı yılların sonu ile 2000’li yılların başında Dağlarca ile olan diyaloglarını edebî bir kurguyla okura aktaran Onat aynı zamanda bir dönemin tanıklıklarını edebiyatla kalıcı hâle getiriyor.

İsmail Biçer, “Gelmek Gazeli” (Artshop Yayınları) adlı şiir kitabıyla 2017’de şiirinde önemli bir ivme yakaladı. Anı, anlatı, söyleşi gibi edebiyatın birçok türünde eserler veren Biçer kendi şiir dilinin olanaklarını kendine özgü bir üslûpla genişletti. Birçok ödülün de sahibi olan Biçer şairler üzerine yazdığı yazılarla da tanınıyor. Dergilerden de takip ettiğim İsmail Biçer şiiri bugün elle tutulur bir halde okuru kavramaktadır.

Hüseyin Peker, 2017’de şiirlerini “Toz Bile Değilken” adlı kitapta topladı. Peker’in şiirleri kendi mecrasını derinleştirerek akmaya devam ediyor. 2017’de “Yasakmeyve” dergisinde Hüseyin Peker için “Şair ve Okurları” adlı özel bir dosya hazırlandı.

Nihat Özdal, “Deri” (Yasakmeyve Yayınları) adlı şiir kitabıyla 2017 Altın Defne Edebiyat Ödülü’nü aldı. Özdal şiiri ilmek ilmek kuruyor. Farklı temalar ekseninde gelişen Özdal şiiri kendi içinde bir bütünlük yakalıyor. Nihat Özdal’ın dize kurgusu kelimelerin karakterlerini ortaya çıkarıyor. Nihat Özdal şiiri üzerine kaleme aldığım kapsamlı bir değerlendirme yazısı 2017 Nihat Özdal Sempozyumu kitabında yayımlandı.

İhsan Tevfik, “Gözleri Muhacir” adlı ‘göç şiirleri’ ile 2017 Yunus Nadi Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Göç konusunda bilimsel araştırmalara da imza atan yazar ve şair İhsan Tevfik, “Gözleri Muhacir” adlı kitabı ile önemli bir temayı güçlü dizelerle işliyor.

Levent Karataş, “Son Görüş” (Düşülke Yayınları) adlı şiir kitabıyla 2017’de okurlarına merhaba dedi. Karataş şiiri içeriden kuşatmış. Rimbaud, “Rengini buldum sesli harflerin,” demişti. Karataş da şiirin renklerini bulmuş. Her şiirinde farklı bir renk var. Bana Levent Karataş şiirini tek kelime ile özetle deseler duraksamadan “Renk,” derim.

Özkan Mert, 2017’de 55. sanat yılını “Diren Ey Kalbim” (1960-1980) ile “Caz ve Karanfiller” (1980-1990) (Artshop Yayınları) adlı toplu şiirler kitapları ile kutladı. Özkan Mert şiirinin dinamiklerini kavramak için “Diren Ey Kalbim” önemli bir kaynak kitap niteliğinde. 2017’de “Hürriyet Gösteri” dergisinde Özkan Mert şiiri üzerine kapsamlı bir dosya yayınlandı.

Ressam Yüksel Aydın şiirlerini 2017’de “Okunmamış Kitabın Çözülmemiş Diliyle” (Artshop Yayınları) adlı kitapta topladı. Resim sanatındaki ustalığını dizelere yansıtan şair sanatlar arasında kesin sınırlar çizilemeyeceğini bu kitabıyla göstermiş oldu. Bir fırça darbesi gibi, okuru bir rüzgâr hamlesi ile kapıp götüren dizeler yazıyor Yüksel Aydın.


Ve bir ilk kitap, genç bir şair, yeni bir devinim, Sinan Onur Bayram  “Ölü Karıncalar Mevsimi” (Hayal Yayınları) adlı ilk şiir kitabının hazırlığı içerisinde. “Şiir, emeği ve hüznün namusunu savunan bir hakikât yoludur,” diyor Onur. Şiirlerini daha önce okuduğum Onur’un ilk kitabını merakla bekliyorum. “Şimdiden yolu ve bahtı açık olsun…”

3 Şubat 2018 Cumartesi

Şiirin Dip Sularında: 2017'de Okuduğum Şiir Kitapları Üzerine Kısa Şiirsel Değerlendirmeler / Volkan Hacıoğlu


     İşte benim şiirde ilk on listem. Sıralama tamamen tesadüfî, bu nedenle numara vermedim. Kendi okumalarıma göre belirlediğim bir liste. Burası da kendi sayfam zaten... Şimdilik böyle. Yeni okumalara başlamanın zamanı...

ŞİİRİN DİP SULARINDA: 
2017'de OKUDUĞUM ŞİİR KİTAPLARI ÜZERİNE KISA ŞİİRSEL DEĞERLENDİRMELER


     Polat Onat, 2017’nin en üretken yazarları arasında yer aldı. 2017 İsmet Kemal Karadayı Şiir Ödülü’nü alan “Karanlık Kahvaltı” adlı dosyasındaki şiirler Onat’ın olgunluk döneminin verimleri arasında sayılmalı. 

    “Kurtalan Ekspresinde Tuhaf Bir Yolculuk” (Kent Kitap) adlı otobiyografik romanı ‘Dağlarca’yı Görmeye Gitmek’ alt başlığını taşıyor. 90’lı yılların sonu ile 2000’li yılların başında Dağlarca ile olan diyaloglarını edebî bir kurguyla okura aktaran Onat aynı zamanda bir dönemin tanıklıklarını edebiyatla kalıcı hâle getiriyor.

     ...

     VOLKAN HACIOĞLU

24 Ocak 2018 Çarşamba

Kurtalan Ekspresi'nde Tuhaf Bir Yolculuk / Arka Kapak Yazısı


Yıl 2003...

Kurtalan Ekspresi'nin köhne kompartımanlarından birinde, defterine sürekli notlar alan toy bir edebiyat heveslisi...

Batman'dan Haydarpaşa Garı'na uzanan otuz iki saati aşkın maceralı bir tren yolculuğu...

Trendeki birbirinden ilginç tipler, gittikçe tuhaflaşan olaylar...

Ve efsane şair Fazıl Hüsnü Dağlarca ile ona büyük hayranlık duyan yeni yetme, acemi bir şair adayının birlikte geçirdiği iki günün tüm ayrıntıları...

Yer yer komik, yer yer hüzünlü, bazen de şaşırtıcı...

Fakat kesinlikle unutulmaz bir roman: Kurtalan Ekspresi'nde Tuhaf Bir Yolculuk.



21 Ocak 2018 Pazar

Kurtalan Ekspresi'nde Tuhaf Bir Yolculuk ile Dağlarca'yı Görmeye Gitmenin Otobiyografik Romanı


Polat Onat'ın kaleminden, 
"Kurtalan Ekspresi'nde Tuhaf Bir Yolculuk"
 ile 
Dağlarca'yı Görmeye Gitmenin 
Otobiyografik Romanı...

Kent Kitap Yayınları
kalitesiyle sizlerle...

14 Ocak 2018 Pazar

Çukurova Kitap Fuarının Son Günü


Adana'daki arkadaşlar! Bugün Çukurova Kitap Fuarının son günü...
"Yatılı Okulda Mükemmel Bir Gün"ü İş Bankası Yayınları standından edinebilirsiniz.
"Yatılı Okuldaki Hazine" ise Destek Yayınları standında sizleri bekliyor.

12 Ocak 2018 Cuma

Küçük Şeylerden Kocaman Mutluluklar Üretmek / @kalabalikevim

KÜÇÜK ŞEYLERDEN KOCAMAN MUTLULUKLAR ÜRETMEK
"Yatılı Okulda Mükemmel Bir Gün"

            Uykudan önce kitabı olarak "Yatılı Okulda Mükemmel bir Gün"ü seçtim. Polat Onat; geçenlerde kitaplarıyla tanıştığımız ve üslubundaki akıcılığı sevdiğimiz bir yazar.

            Kendisi de yatılı okuduğu için yazmış olduğu kitabın anılarından oluştuğunu düşündük. Kısa kısa 5 hikayeden oluşan kitapta, parasız yatılıda okuyan öğrencilerin küçücük şeylerden kocaman mutluluklar yaşamalarını anlatıyor. Çok paranız olup özel okullarda okuyabilirsiniz ama acaba parasız yatılıda okuyan bir öğrencinin gece içtiği bir bardak çaydan almış olduğu keyfi yaşayabilir misiniz? Bilemedim.

            Yatılı okullarda çok büyük emeklerle okuyup kendi kendini yetiştirmeye çalışan o kadar çok çocuğumuz, gencimiz var ki belki siz de bir gün onlardan birine aylık vereceğiniz küçücük bir bursla umut ışığı olup aydınlık yarınlara hazırlanmasına destek olabilirsiniz.

            Kitapla ilgili birkaç ufak tefek de eleştiri yapmadan geçemeyeceğiz. Öncelikle kitabı çok maskulen bulduk. Yatılı kalan kızlar da var ve inanın bazen erkeklerden daha zıpır olabiliyorlar, yani arada onların da maceralarını yazın.

            Mesela ben yatılıdayken bir geceyi üst dönem yatakhanesinde geçirdiğim için kendi dönemim beni aforoz edip yatağımı ıslatmışlardı ve bir hafta kurumamıştı...  Bu olayın sorumlusu bulunamadığı için de cezasız kalmıştı. Bir arkadaşımızı yatağa dikmiştik, birine makyaj yapmıştık, birisinin terliğinin altına diş macunu sürmüştük gibi gibi... Fikir vermesi açısından yazdım.

            Bir de emeğe çok saygı duyuyorum ama çizimlerdeki karakterler çok ciddi ve sert mizaçlı olmuş. Keşke biraz daha kapaktaki gibi sevimli karakterler kullanılsaydı. Son olarak da kitaptaki bir kelime kulak tırmalıyordu. ”Çıkışsızlık” yerine çıkmazları denilseydi daha iyi olmaz mıydı?  


            Neyse, iyi uykular ve tatlı rüyalar.

                       @kalabalikevim


22 Aralık 2017 Cuma

Yazarlık Filmlerini Tanıtan Bir Kitap / kitaphaber.com.tr

YAZARLIK FİLMLERİNİ TANITAN BİR KİTAP

            Edebiyatın sinemaya olan özellikle senaryo bazında yaptığı yadsınamaz katkılarını hemen hepimiz biliyoruz. Peki ya sinemanın edebiyata ve yazarlık müessesine yaptığı olumlu etkiler nelerdir?

            Yazarlarla ve yazarlıkla ilgili en iyi filmlerin tanıtıldığı ve yorumlandığı kapsamlı bir eser Puslu Yayıncılık etiketiyle raflarda yerini aldı. Polat Onat'ın kaleme aldığı "Yazarlıkla İlgili En İyi 99 Film" edebiyat ve sinema arasındaki güçlü bağları ortaya koyan nitelikli bir kitap.

            Polat Onat uzun bir çalışma sonucu belirlediği 99 yazarlık filmini, bu kitabında tek tek tanıtmış. Ele alınan her filmin afişi ve künyesinin ardından, film hakkında ve yazarlığa sağlayacağı katkı bağlamında eleştirel bir deneme yer alıyor. Sonrasında o filmde geçen yazmak bağlamındaki aforizmalar derlenmiş. Ayrıca filmde bahsedilen yazar ve şairler de tek tek listelenmiş. Ve o filmin neden izlenmesi gerektiği açıklanmış, ayrıca bahsi geçen filmin son repliği de vurgulanmış.

            Kolayca okunan ama aynı zamanda düşünsel zenginlikten de taviz vermeyen bir eserle karşı karşıya kalınacağı rahatlıkla öne sürülebilir. Konuya meraklı kişilerin ilgisini hak eden bir kitap ortaya konmuş. Yazarlıkla ilgilenen, edebiyatı önemseyen, yazarların hayatlarını merak eden, edebiyata sinemanın bakışını kavramak isteyen herkese hitap eden, benzersiz bir kitap "Yazarlıkla İlgili En İyi 99 Film".



            kitaphaber.com.tr

21 Aralık 2017 Perşembe

Matematik Ormanı Masalları / Arka Kapak Yazısı



            Gizemli Matematik Ormanı'na hoş geldiniz sevgili çocuklar! 

            Ormanımızda birbirinden ilginç karakterler ve olaylarla karşılaşacaksınız:

            Hızlı Kaplumbağalar, Bay Artı, Sevimli Ayıcık, Şapkalı Kurbağa, Bay Eksi, Şakacı Tırtıl, Kanatlı Sincap, Bay Eşittir, Kocakulak Maymun...

            Kahramanlarımızın hepsi, sizlere toplama ve çıkarma işlemi yapmayı, daha çok sevdirecekler. Hem de heyecanlı maceralar eşliğinde.

            O zaman matematiğin eğlenceli ve neşeli yüzünü görmek isteyen arkadaşlarımız, hemen okumaya başlasa iyi olur!


                 Yazar: Polat Onat
                 Resimleyen: Berk Öztürk
                 Yayıncı: Kent Kardeş


20 Aralık 2017 Çarşamba

Yatılı Okulda Gizemli ve Heyecanlı Bir Yolculuk / @kalabalikevim

YATILI OKULDA GİZEMLİ ve HEYECANLI BİR YOLCULUK

            Ancak yatılı okulda okuyanlar bilirler tereyağlı ekmeğin, ballı, tahin-pekmezli kahvaltıların kıymetini. Ben de Kabataş Erkek Lisesinde zorla yatılı kalmayı başarabilmiş ilk kız yatılılardanım. İyi ki annemle babamı ikna etmişim ve bir daha hiç unutamayacağım anıları biriktirdiğim Boğaz kenarındaki güzel lisemde bir dönem de olsa yatılı kalabilmişim. Keşhane, yemekhane, jetonlu telefon, yakamoz eşliğinde gezen teknelerden atılan havai fişekler,hayaller, çantalara doldurulup getirilen bilumum yasaklılar.

            Yatılı olmak, aileden uzak kalmak, birey olmaya çalışmak, rüştünü ispat edebilmek zordur çoğu kez ergenlikte. Kimi için yatılı okul bir kaçış, bir liman, sığınaktır. Kimisi içinse terk edilmişliğin dip yaptığı yerdir. Ama çok tecrübe kazandırır, kardeşten yakın dostluklar edindirir, ekmeğini bölüp yemeği gerektirir.

            Çömezlikse en zorudur. İtilip-kakılıp sıra sonuna kalıp belki de hiç yemek yiyemeden yatmaktır. Hep bir sonraki senenin gelmesini hayal eder, çömezliğin biteceği günleri sayarsın ama son sınıf olana kadar bırakmaz bu çömezlik illeti yakanı.

            Kitaptaki olaylar zinciri yatılı okulda iki samimi dost olan daimi yatılı Özgür ve Soner’in haftasonu can sıkıntısını geçirmek için gezinirken üst sınıftan Levent ile karşılaşmalarıyla başlar. Kütüphane görevlisi Levent bu iki çömeze yakınlık gösterip kendi kurmuş olduğu Sır Kardeşliği Kulübüne üye olmaları için bunları ikna eder ve hep birlikte kütüphanenin tozlu rafları arasında gizemli bir yolculuğa çıkarlar ama ne yolculuk! Herkesin uyuduğu saatte, nöbetçi öğretmene yakalanmadan yatakhaneden çıkabilecekler mi? Yoksa yakalanıp Gestapo’nun eline mi düşecekler? Hazine var mı? Yoksa Levent’in bir oyunu mu?

            Eh, artık gerisini de siz okuyun bakalım bu sırrı çözebilecek misiniz?

            Kızım henüz başlayamadı ama bu kitap beni benden alıp 23 sene evveline götürdü. Elinize sağlık Polat Bey...  Cidden çok beğendim kitabı... Merakla serinin geri kalanını bekliyorum. Genç Destek Yayınlarına, bu hoş kitabı çocuklarımıza kazandırdığınız için size de teşekkürler. 

                    @kalabalikevim


12 Aralık 2017 Salı

Sır Saklayabilir Misiniz? / @kitap_dostum


SIR SAKLAYABİLİR MİSİNİZ?

Merhaba Kitap Dostlarım! Sır saklayabilir misiniz? Yatılı okulda okuyan Özgür ve Soner, iki sıkı dost.Özgür biraz daha ılımlı,mantıklı kararlar alan, dost canlısı bir delikanlı. Soner ise, midesine düşkün, iyi niyetli olsa da Özgür uyarmasa kendi kazancına göre hareket edebilecek bir genç. İki arkadaş derslerden sıkılmış,aylak aylak dolanırken etrafında oyun oynayan arkadaşlarına dahil olmak istiyorlar.Lakin üst sınıflar ya onları dışlıyor yada para vermelerini talep ediyorlar.Hal böyle olunca iki arkadaş kendi kendilerine meşgale bulmak zorunda kalıyorlar. Amaçsızca dolanırken, okulun kütüphanesinin önünden geçiyorlar. Daha önce hiç girmedikleri bu kitaplarla dolu yer, hayatlarına yeni bir macerayı getiriyor. Kütüphanede görevli üst sınıf öğrencisi Levent'in de kendilerini soğuk karşılayacağını düşünüyorlar ama hiç de bekledikleri gibi olmuyor.

Levent onları tanıyor hatta kişiliklerini çok da iyi analiz ediyor. İki dost başta buna şaşırıyor ki diyalog halinde olan Özgür iken, Soner uyuklamayı tercih ediyor. Levent'in iki dosta bir teklifi var. Bu teklifle birlikte çözülmesi gereken bir şifre var. Ki şifreyi çözmeniz oldukça kolay sayılır...

Üçlü grubumuz bir hazinenin peşinde lakin bu hazineden ne çıkacak bilinmez. Kitap karakterleri 10.sınıf öğrencisi olsalar da bana kalırsa biraz daha küçük yaşa kitap ediyor. Kitabın içerisinde hoş çizimler de mevcut, ince bir macera kitabı.

Çabucak okuyacağınız akıcı nitelikle bir eser "Yatılı Okuldaki Hazine". Ve sanırım kitabın devamı da gelecek. Çünkü hazine nedir, onu henüz tam öğrenemedik. Keşke bu kitapta peşinde gittikleri idealler sonuca ulaşsaydı. Kitap, aynı zamanda yazarında gençliğinden birtakım izler taşıyor. Okumak isteyenlere öneririm.

PUANIM: 4.5 / 5


     @kitap_dostum

7 Aralık 2017 Perşembe

Okuru Heyecanlandıran Bir Kitap: Yatılı Okuldaki Hazine / @okuyucu.nutella

OKURU HEYECANLANDIRAN BİR KİTAP:
"Yatılı Okuldaki Hazine"

"Yatılı Okuldaki Hazine" kitabının yorumuyla karşınızdayım, küçük ve tatlı bir kitap.

Kitap hakkında şöyle diyebilirim: İlk 30 sayfada pek bir şey hissetmedim ama ilerleyen sayfalara gelince heyecanlandım.

Acaba hazine nedir falan bekliyorum, sayfaları hızla çeviriyorum. Baktım ki kitap bitivermiş. Tam alışmıştım, çok güzel gidiyordu. İkinci kitabına meraklı bir şekilde kaldım.



Genel olarak güzel ama içeriğe baktığımda olay örgüsünü yeterince vurgulu göremedim. İki arkadaş sır kardeşliği kulübüne üye oluyorlar tesadüfen ve bir hazinenin peşinden koşuyorlar. Sır kardeşliği kulübü üç kişi oluyor ve hazineyi açıyorlar. Ne olduğunu bende bilmiyorum artık ikinci kitaba :-)

PUANIM: 3.5 / 5

3 Aralık 2017 Pazar

Macera Düzeyi Yüksek Bir Kitap / @gorkemlikitaplar

MACERA DÜZEYİ YÜKSEK BİR KİTAP:
"YATILI OKULDAKİ HAZİNE"

Herkese yeniden merhaba! Aralık ayının ilk yorumuyla karşınızdayım. Bu ayı dolu dolu geçirmek istiyorum. Boş her anımı da kitap okuyarak doldurmaya çalışıyorum. Ve de yılı güzel bir şekilde kapatmak istiyorum...

O nedenle de Aralık'ın ilk kitabı olarak macerası yüksek bir kitap seçtim: "Yatılı Okuldaki Hazine"

Yatılı okulda okuyan üç liseli arkadaşın macerasını konu alıyor.
Bu arkadaşlardan Özgür ve Soner 10.sınıfta, diğer üçüncü arkadaşları Levent ise 11.sınıfta okumaktadır.

Özgür ve Soner okulda oynanan oyunlardan sürekli dışlanmaya başlarlar. Kimse onları çıkarı olmadan oyuna almak istemiyordur. Durum böyle olunca canları sıkılan gençler sürekli oyalanacak bir şeyler arayıp dururlar. Tam o sırada üst sınıfta okuyan Levent ortaya çıkar. Levent bu iki arkadaşın neredeyse tüm bilgilerini bilmektedir. Bunun için uzun bir araştırma yapmıştır. Soner ve Özgür, Levent'in kendilerinden ne istediklerini öğrenmek isterler. Levent'in isteği çok gizlidir. O nedenle de bu ikiliyi büyük bir araştırma sonucu seçmeye karar vermiştir. Levent ikiliye bir teklif sunar.

Soner ve Özgür de bu teklifi kabul eder. Böylelikle gizli ve de gizemli sırrı çözmek için tuhaf bir kitabın sayfalarını aralamaya başlarlar. Bu kitap onlara bir şifre verir. Eğer bu şifreyi çözebilirlerse büyük hazinenin sahibi olacaklardır.

Üç arkadaş, bu fırsatı kaçırmak istemez ve hemen şifreyi çözmeye başlar. Ve böylelikle macera başlamış olur...

İşte kitap (benim görüşümle) bu şekildeydi. Devamının da bir an önce çıkmasını istiyorum. Zira sonu önemli bir soru işaretiyle bitti. Bu nedenle de oldukça merak ediyorum. 

Bana göre kitaptaki tek kusur biraz çocuksu yazılmış olmasıydı. Yani gençlere yönelik olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Zira hikayedeki çocukların hepsi lise öğrencisi. Lakin yine de epeyce beğendiğim bir kitap oldu.

Macera ve gençlik kitaplarını sevenlere tavsiye ederim.

PUANIM: 4.5 / 5

                 @gorkemlikitaplar 

  

26 Kasım 2017 Pazar

25 Kasım 2017 Cumartesi

Gizemi Her Sayfada Hissettim / @kitaplarimlamutluyum


            YATILI OKULDAKİ HAZİNE: Güneşli bir haftasonu, yatılı okulda kalan öğrencilerden Levent, Özgür ve Soner... Her zamanki gibi başlayan gün, Sır Kardeşliği Kulübü, şifreler, gizemler, harita, sandık, derken bambaşka bir şekilde devam etti... Kısa ama çok keyifli bir kitaptı. Devamı da gelecekmiş üstelik. Ben de bu üç çocuk ile birlikte gizemi her sayfada hissettim
            Bir de kitabı okurken yatılı okulda kalan çocukları düşündüm. Onların ailelerine olan özlemini, büyük çocukların yeni gelenlere yaptığı acımasız şaka ve muameleleri, mutluluklarını, üzüntülerini düşünmemek elde değil. Okuldaki en sert öğretmenin lakabı Gestapo idi, buna hem güldüm hem de buruk bir his işte hissettiğim çocuklar adına.

            Kitap da öyle bir yerde bitti ki yenisi çıkana dek merakta kalacağım. 


            @kitaplarimlamutluyum / instagram 

20 Kasım 2017 Pazartesi

"Matematik Ormanı Masalları" Hazırlıkları Bitiyor


MATEMATİK ORMANI MASALLARI 
hazırlıkları bitiyor...

Polat Onat'ın güçlü kaleminden... 

Kent Kardeş Yayınları kalitesiyle... 

Berk Öztürk'ün harika resimleriyle...

Pek yakında...


19 Kasım 2017 Pazar

Türkçe Denizi Masalları / Arka Kapak Yazısı


Dilimiz Türkçenin tatlı sularında yüzerek, gezinti yapmaya hoş geldiniz sevgili çocuklar! 

Derin ve güzel Türkçe Denizimizde, birbirinden ilginç kahramanlar ve hoş olaylarla karşılaşacaksınız:

Gözlüklü Hamsi, Sarı Denizyıldızı, Neşeli Balina, Mor Denizatı, Ağlayan Ahtapot, Deniz Civcivi, Parlayan Yengeç...

Bahsettiğimiz karakterlerin hepsi, sizlere güzel dilimiz Türkçenin bazı kolay kurallarını akılda kalıcı şekilde açıklamaya çalışacaklar. Hem de inanılmaz maceralar eşliğinde.

O zaman, hem eğlenmek, hem de Türkçenin bazı basit kurallarını öğrenmek isteyen arkadaşlarımız, hemen okumaya başlasın lütfen!

     Yazar: POLATONAT
     Resimleyen: Büşra Akbulut 
     Yayıncı: Kent Kardeş Yayınları